Müsadere, suçla bağlantılı eşya ve kazançların mülkiyetinin devlete geçirilmesini sağlayan bir güvenlik tedbiridir. Kanun, eşya müsaderesi ile kazanç müsaderesini ayrı ayrı düzenler.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54. maddesine göre, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan, kullanılmak üzere hazırlanan veya suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmedilir. Ancak eşyanın iyiniyetli üçüncü kişilere ait olması hâlinde müsadere edilemez.
Suçta kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, sağlığı ve genel ahlak açısından tehlikeli olması hâlinde müsadere edilir. Müsadere konusu eşyanın ortadan kaldırılması, elden çıkarılması veya tüketilmesi hâlinde, karşılığı değerin ödettirilmesine de karar verilebilir.
5237 sayılı Kanun'un 55. maddesi, suçun işlenmesiyle elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançların müsaderesini öngörür. Amaç, suçtan kimsenin haksız kazanç elde etmemesini sağlamaktır.
Kazanç müsaderesinin uygulanabilmesi için maddi menfaatin mağdura iade edilememiş olması gerekir. Müsadere edilecek kazancın elde edilememesi veya başka bir mal varlığına dönüşmüş olması hâlinde, karşılığı değerin müsaderesine hükmedilir.
Müsadere bir güvenlik tedbiri olduğundan, kural olarak orantılılık ilkesi gözetilir; işlenen fiile göre daha ağır sonuçlar doğuracak müsadere kararlarından kaçınılır. Eşyanın müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında mahkeme müsadereye hükmetmeyebilir.
Müsadere kararı, hükümle birlikte verilebileceği gibi belirli durumlarda ayrıca da karara bağlanabilir. Müsadere edilen değerler kural olarak devlete intikal eder.
Ceza Muhakemesi Kanunu m.256, müsadere kararı verilmesi gereken hâllerde kamu davası açılmamış veya açılmış olup esasla birlikte bir karar verilmemişse, Cumhuriyet savcısı yahut katılanın davayı görmeye yetkili mahkemeye başvurabileceğini düzenler. Kanun m.257 uyarınca bu kararlar duruşmalı olarak verilir; müsadere veya iade edilecek eşya ile malvarlığı değerleri üzerinde hakkı bulunan kimseler de duruşmaya çağrılır ve sanığın sahip olduğu hakları kullanabilir. Çağrıya uyulmaması işlemin ertelenmesine neden olmaz. Bu düzenleme, ilgililerin dinlenilme hakkını güvence altına alır.
Suç konusu olmayıp yalnızca müsadereye tabi bulunan eşyanın müsaderesine, Kanun m.259 uyarınca sulh ceza hâkimi tarafından duruşma yapılmaksızın karar verilir. Kanun m.258, m.256'ya göre verilecek hükümlere karşı Cumhuriyet savcısı, katılan ve m.257'de belirtilen kişiler bakımından istinaf yolunu açık tutar. Sadece eşya veya kazanç müsaderesine ya da bunlara yer olmadığına ilişkin ilk derece mahkemesi kararlarıyla ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları ise Kanun m.286 uyarınca temyiz edilemez.
Ceza Muhakemesi Kanunu m.123, ispat aracı olarak yararlı görülen ya da eşya veya kazanç müsaderesinin konusunu oluşturan malvarlığı değerlerinin muhafaza altına alınacağını, yanında bulunduran kişinin rızasıyla teslim etmemesi hâlinde bunlara el konulabileceğini ve kıymetlerinin tespit edileceğini düzenler. Kanun m.131 uyarınca, soruşturma ve kovuşturma bakımından muhafazasına gerek kalmayan veya müsadereye tabi tutulmayacağı anlaşılan eşyanın geri verilmesine Cumhuriyet savcısı, hâkim yahut mahkeme karar verir; istemin reddine ilişkin kararlara itiraz edilebilir. İade istemlerinin gecikmeden ileri sürülmesi, hak kaybını önler.
Kanun m.132, el konulan eşyanın bakım ve gözetimine ilişkin tedbirler alınmak ve istendiğinde derhâl iade edilmek koşuluyla şüpheliye, sanığa veya üçüncü bir kişiye muhafaza edilmek üzere bırakılabileceğini, bu bırakmanın teminat şartına bağlanabileceğini öngörür. Delil olarak saklanmasına gerek kalmayan eşya, rayiç değerinin derhâl ödenmesi karşılığında ilgiliye teslim edilebilir; bu hâlde müsaderenin konusunu ödenen değer oluşturur. İyiniyetli üçüncü kişi, eşyanın kendisine ait olduğunu ileri sürerek duruşmada dinlenme ve kanun yoluna başvurma imkânına sahiptir.
5237 sayılı TCK m.54 uyarınca kasıtlı suçta kullanılan, kullanılmak üzere hazırlanan veya suçtan meydana gelen eşya müsadere edilir; ancak iyiniyetli üçüncü kişilere ait eşya müsadere edilemez.
Müsaderesi gereken eşya ortadan kaldırılmış, elden çıkarılmış veya tüketilmişse eşyanın karşılığı olan değerin ödettirilmesine karar verilebilir.
5237 sayılı TCK m.55 uyarınca suçtan elde edilen maddi menfaatler ile bunların dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik değerleri kapsar; kazanç mağdura iade edilemiyorsa müsadere uygulanır.
Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında etkin savunma ve müdafilik hizmetiyle haklarınızı koruyoruz. Vakit kaybetmeden bize ulaşın.
Uzlaştırma Kapsamındaki Suçlar hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleCeza Muhakemesinde Basit Yargılama Usulü hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleCeza Muhakemesinde Seri Muhakeme Usulü hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleBeraat Kararı ve Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleCeza Hukukunda Lehe Kanun Uygulaması hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleHakaret Suçu ve Cezası hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›