Bize ulaşın! 0535 664 07 63✉ cmyhukuk@gmail.comMarka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

Ceza Muhakemesinde Basit Yargılama Usulü

Basit yargılama usulü, hafif suçlarda yargılamayı hızlandırmak için duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden karar verilmesini sağlar. Sanığa tanınan itiraz hakkı ise genel hükümlere dönüşün kapısını açar.

Basit Yargılama Usulünün Kapsamı

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251. maddesine göre basit yargılama usulü, asliye ceza mahkemesince, iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasını gerektiren suçlarda uygulanabilir. Mahkeme, iddianamenin kabulünden sonra bu usulün uygulanmasına karar verebilir.

Bazı suçlar bakımından bu usulün uygulanması mümkün değildir; örneğin yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya sağır ve dilsizlik hâllerinde ya da soruşturma veya kovuşturma yapılması izne veya talebe bağlı suçlarda basit yargılama uygulanmaz.

Duruşmasız Değerlendirme ve İndirim

Basit yargılama usulünde mahkeme, iddianameyi ve dosyadaki delilleri taraflara tebliğ eder ve beyanda bulunmaları için süre verir. Bu süre sonunda duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden değerlendirme yapılarak hüküm kurulur.

Bu usulde mahkûmiyet kararı verildiğinde, sonuç ceza üzerinden dörtte bir oranında indirim uygulanır. İndirim, sanığı yazılı değerlendirme usulünü kabul etmeye teşvik eden bir unsurdur.

İtiraz ve Genel Hükümlere Dönüş

5271 sayılı Kanun'un 252. maddesine göre basit yargılama sonucu verilen karara karşı itiraz yoluna başvurulabilir. Süresi içinde itiraz edilmesi hâlinde hükmü veren mahkeme, duruşma açarak yargılamaya genel hükümlere göre devam eder.

Genel hükümlere dönüldüğünde, basit yargılama usulüne özgü dörtte bir indirim uygulanmaz. İtiraz üzerine verilen hükme karşı ise olağan kanun yollarına başvurulabilir.

Benzer Kurumlarla Farkı

Basit yargılama usulü, uygulamada sıklıkla seri muhakeme usulüyle karıştırılır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.250'de düzenlenen seri muhakeme usulü soruşturma evresinde Cumhuriyet savcılığınca uygulanır, yalnızca maddede sayılan katalog suçlar bakımından mümkündür, şüphelinin müdafi huzurunda kabulünü ve mahkemenin onayını gerektirir. Basit yargılama ise kovuşturma evresine ilişkindir; iddianamenin kabulünden sonra mahkemece resen uygulanır ve sanığın kabulüne bağlı değildir. Her iki usulde de amaç yargılamayı hızlandırmaktır, ancak yetkili makam, aşama ve kapsam yönünden aralarında belirgin fark bulunur.

Ön ödeme ve uzlaştırma kurumlarıyla da fark açıktır. Türk Ceza Kanunu m.75 kapsamındaki ön ödemede, öngörülen tutar süresinde ödendiğinde kamu davası açılmaz; uzlaştırmada ise taraflar arasında sağlanan anlaşma kovuşturmaya yer olmadığı kararına veya davanın düşmesine yol açar. Basit yargılamada ise uyuşmazlık ortadan kalkmaz, mahkeme dosya üzerinden bir hüküm kurar ve mahkûmiyet ihtimali sürer. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ise ayrı bir kurumdur ve basit yargılama sonucunda kurulan hüküm bakımından koşulları varsa uygulanabilir.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

En sık rastlanan hata, mahkemece tebliğ edilen iddianame ve delillere karşı beyanda bulunmak için verilen süreyi kaçırmaktır. Bu aşamada ileri sürülmeyen savunmalar, delil ve tanık talepleri sonradan güçlükle telafi edilir. Tebligat adreslerinin güncel tutulmaması, sanığın süreçten haberdar olmadan hüküm kurulmasına yol açabilir. Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ya da soruşturmanın izne veya talebe bağlı olması gibi usulün uygulanmasını engelleyen hâllerin başlangıçta ileri sürülmemesi de sıkça karşılaşılan bir eksikliktir ve kararın hukuka aykırılığı sonucunu doğurabilir.

İtiraz aşamasında da hatalar görülür. Süresinde itiraz edildiğinde hükmü veren mahkeme duruşma açar ve yargılamaya genel hükümlere göre devam eder; ancak 5271 sayılı Kanun m.252 uyarınca bu duruşma sonunda kurulan hükümde dörtte bir oranındaki indirim uygulanmaz. Bu nedenle itiraz kararı, beklenen kazanç ile kaybedilecek indirim karşılaştırılarak verilmelidir. Ayrıca itirazdan sonra açılan duruşmalara katılmamak, savunma ve delillerin değerlendirilmemesine yol açar. İtiraz dilekçesinin süresinde ve doğru mahkemeye sunulması, sürecin en kritik aşamasıdır.

Mevzuat DayanağıBasit yargılama usulü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251. maddesinde düzenlenmiş; itiraz ve genel hükümlere dönüş ise 252. maddede yer almıştır. Bu usul, asliye ceza mahkemelerinde iki yıl ve altındaki hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar bakımından uygulanır.

Sıkça Sorulan Sorular

Basit yargılama hangi suçlarda uygulanır?

5271 sayılı CMK m.251 uyarınca asliye ceza mahkemesinin görev alanındaki, iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezasını gerektiren suçlarda uygulanabilir.

Bu usulde ceza indirimi var mı?

Evet; mahkûmiyet hâlinde sonuç ceza üzerinden dörtte bir oranında indirim yapılır.

Karara itiraz edersem ne olur?

Süresinde itiraz edilirse mahkeme duruşma açarak genel hükümlere göre yargılamaya devam eder ve bu durumda dörtte bir indirim uygulanmaz.

Ceza yargılamasında yanınızdayız

Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında etkin savunma ve müdafilik hizmetiyle haklarınızı koruyoruz. Vakit kaybetmeden bize ulaşın.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar