Bir kimsenin konutuna veya eklentilerine rızası dışında girilmesi ya da çıkması istendiği hâlde çıkılmaması konut dokunulmazlığının ihlali suçunu oluşturur.
Konut dokunulmazlığının ihlali, bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak girilmesi veya rıza ile girildikten sonra çıkmaması ile oluşur (TCK m.116). Korunan değer, kişinin özel yaşam alanı ve huzurudur.
Suç; ev, işyeri ve eklentileri gibi kişinin kullanımına özgülenmiş kapalı alanlar bakımından söz konusu olabilir.
Suçun temel hâli hapis cezasını gerektirir ve kural olarak şikâyete bağlıdır. Failin birden fazla kişiyle birlikte hareket etmesi şikâyet ve ceza yönünden farklılık doğurabilir; bu nedenle olayın koşulları ayrıntılı değerlendirilmelidir.
Fiilin, cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle ya da gece vakti işlenmesi hâlinde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur (TCK m.116/4). Suçun silahla, kişinin kendisini tanınmayacak hâle koyması suretiyle, birden fazla kişi tarafından birlikte veya kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi hâlinde ise ceza bir kat artırılır (TCK m.119). Bu hâllerde suçun soruşturulması bakımından şikâyet koşulu da değişebilir.
Konut dokunulmazlığının ihlali suçunda öngörülen ceza miktarı dikkate alındığında, yargılamayı yapmakla görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Suçun cebir veya tehdit kullanılarak ya da nitelikli hâllerde işlenmesi de görevli mahkemeyi değiştirmez. Yetkili mahkeme, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.12 uyarınca suçun işlendiği yer mahkemesidir; konuta girme fiili nerede gerçekleşmişse yargılama orada yürütülür. Soruşturmayı, suçun işlendiği yer Cumhuriyet başsavcılığı yürütür ve kovuşturmaya yer olup olmadığına ilişkin kararı verir. Şüphelinin veya sanığın yerleşim yeri, yetkinin belirlenmesinde kural olarak esas alınmaz; ancak suçun işlendiği yerin belirlenememesi hâlinde kanunda öngörülen tamamlayıcı yetki kuralları uygulanır.
Fiil, tehdit, hakaret veya yaralama gibi başka suçlarla birlikte işlenmişse, bağlantı nedeniyle davaların birleştirilmesi gündeme gelebilir; bu durumda daha ağır cezayı gerektiren suça bakmakla görevli mahkeme yargılamayı yürütür. Mağdur, kovuşturma aşamasında davaya katılma talebinde bulunarak katılan sıfatını kazanabilir ve bu sıfatla kanun yollarına başvurabilir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı ise, kararın tebliğinden itibaren kanunda öngörülen süre içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edilir. Katılma talebinin reddi hâlinde bu karara karşı itiraz yoluna gidilebilir; katılan sıfatı kazanılmadan verilen hükme karşı başvuru imkânı ise sınırlıdır.
Süreç, mağdurun kolluğa veya Cumhuriyet başsavcılığına yaptığı şikâyetle başlar. Soruşturmada olay yeri incelemesi yapılır, varsa kamera kayıtları ve iletişim verileri toplanır, taraflar ve tanıklar dinlenir. Suçun şikâyete bağlı olduğu hâllerde dosya, 5271 sayılı Kanun m.253 uyarınca uzlaştırma bürosuna gönderilir. Görevlendirilen uzlaştırmacı tarafları davet eder ve müzakereleri yürütür; uzlaşma sağlanır ve edim yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Uzlaşma sağlanamazsa soruşturma kaldığı yerden devam eder ve yeterli şüphe bulunması hâlinde iddianame düzenlenir.
İddianamenin kabulüyle kovuşturma aşaması başlar; duruşmada sanığın savunması alınır, tanıklar dinlenir ve deliller tartışılır. Uzlaştırma kovuşturma aşamasında da denenebilir ve uzlaşma sağlanırsa davanın düşmesine karar verilir. Şikâyete bağlı suçlarda, şikâyetten vazgeçilmesi ve sanığın bunu kabul etmesi hâlinde de dava düşer. Mahkûmiyet hâlinde koşulları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, cezanın ertelenmesine veya kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilebilir. Hükme karşı istinaf yolu açıktır. İstinaf başvurusunun, hükmün açıklanmasından veya tebliğinden itibaren kanunda öngörülen süre içinde yapılması gerekir.
Temel hâli kural olarak şikâyete bağlıdır. Ancak cebir, tehdit veya birlikte işlenme gibi hâllerde soruşturma koşulları farklılaşabilir.
Kişinin kullanımına özgülenmiş kapalı işyeri alanlarına rızaya aykırı girilmesi de bu kapsamda değerlendirilebilir.
Evet. Rıza ile girilse bile, çıkması istendiği hâlde çıkmamak da konut dokunulmazlığının ihlalini oluşturur.
Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında müşteki ve şüpheli/sanık vekilliği ile haklarınızı titizlikle savunuyoruz. CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yanınızdayız.
Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKişisel Verilerin Hukuka Aykırı Ele Geçirilmesi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleSuç işlenerek elde edilen eşyayı satın alma, kabul etme veya bulundurma fiillerinin TCK m.165 kapsamında cezası anlatılır.
Devamını oku ›MakaleŞantaj Suçu hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›Makaleİftira Suçu hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›