İftira, bir kimseye işlemediği bir suçu, hakkında soruşturma başlatılmasını sağlamak amacıyla isnat etmektir.
İftira, bir kimseye hukuka aykırı bir fiil işlemediğini bildiği hâlde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari yaptırım uygulanmasını sağlamak için yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunmak yahut basın-yayın yoluyla isnatta bulunmaktır (TCK m.267).
Suçun oluşması için failin, isnat ettiği fiilin gerçek dışı olduğunu bilmesi gerekir; bu yönüyle iftira kasten işlenen bir suçtur.
İftira suçunun temel cezası bir yıldan dört yıla kadar hapistir. Mağdur aleyhine delil uydurulması veya isnadın ağır sonuçlar doğurması gibi hâllerde ceza artırılır. Mağdurun isnat nedeniyle gözaltına alınması ya da tutuklanması durumunda fail ayrıca sorumlu tutulur.
Fail, mağdur hakkında adli veya idari soruşturma başlamadan önce iftirasından dönerse ceza önemli ölçüde indirilir; soruşturma, kovuşturma veya hükümden sonra dönme hâllerinde de kademeli indirim öngörülmüştür (TCK m.269). Etkin pişmanlık, sürecin hangi aşamasında gerçekleştiğine göre değerlendirilir.
İftira; gerçek bir kişiye somut ve gerçek dışı bir suç isnadı içermesi yönüyle, fail belli olmadan suç ihbarı niteliğindeki suç uydurma (TCK m.271) ve kişinin onurunu hedef alan hakaret (TCK m.125) suçlarından ayrılır.
İftira, takibi şikâyete bağlı olmayan bir suçtur; savcılık, ihbar üzerine veya durumu öğrendiği anda kendiliğinden soruşturma başlatır. Bu nedenle mağdurun şikâyetten vazgeçmesi tek başına soruşturmayı sona erdirmez. Uygulamada iftira soruşturması çoğu zaman, isnadın konusunu oluşturan asıl dosyanın sonucuna bağlıdır; asıl dosyada verilen karar bekletici mesele yapılabilir. Suçun temel şekli bakımından yargılama asliye ceza mahkemesinde yapılır. Yetkili mahkeme, Ceza Muhakemesi Kanunu m.12 uyarınca suçun işlendiği yer mahkemesidir. Bağlantılı dosyaların birleştirilmesi de uygulamada sık başvurulan bir yoldur.
Türk Ceza Kanunu m.267, iftira suçunda dava zamanaşımının, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlayacağını öngörür. Bu kural, henüz aklanma gerçekleşmeden zamanaşımının işlemeye başlamasını önler. Sürenin uzunluğu, suç için kanunda öngörülen cezaya göre Türk Ceza Kanunu m.66'daki ölçütlerle belirlenir. Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyen failin, dönüşünü hangi aşamada gerçekleştirdiği belirleyicidir. Bu nedenle hem mağdurun hem de failin, asıl dosyadaki kararın kesinleşme tarihini yakından takip etmesi gerekir. Süre hesabında hatalı bir başlangıç kabulü, hak kaybına yol açabilir.
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya beraat kararı kesinleştikten sonra mağdur, kişilik haklarına yönelen saldırı nedeniyle Türk Borçlar Kanunu m.58 uyarınca manevi tazminat, uğradığı somut zararlar için ise aynı Kanun m.49 çerçevesinde maddi tazminat isteyebilir. Avukatlık gideri, iş kaybı ve tedavi masrafları bu kapsamda değerlendirilebilir. Haksız fiilden doğan tazminat davası asliye hukuk mahkemesinde açılır ve Türk Borçlar Kanunu m.72'deki zamanaşımı süreleri uygulanır; fiil suç oluşturuyorsa daha uzun ceza zamanaşımı süresi gözetilir.
İsnat nedeniyle gözaltına alınan veya tutuklanan kişi, Ceza Muhakemesi Kanunu m.141 ve devamındaki hükümler uyarınca devletten tazminat isteyebilir. Kanun m.142, istemin karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgiliye tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde ağır ceza mahkemesine yöneltilmesini arar. İsnadın basın yoluyla yayılmış olması hâlinde ayrıca düzeltme ve cevap hakkı ile içeriğin yayından kaldırılması talep edilebilir. Bu yolların birbirini tamamlayacak biçimde planlanması hak kaybını önler.
Kişinin gerçek bir olayı yetkili makama bildirmesi şikâyet hakkıdır ve suç değildir. İftira, isnadın gerçek dışı olduğunun bilinmesine rağmen yapılan asılsız suçlamadır.
Evet. Failin iftirasından dönmesi hâlinde, sürecin aşamasına göre kademeli ceza indirimi uygulanır (etkin pişmanlık).
Hayır. İftira resen soruşturulan suçlardandır; ayrıca mağdurun şikâyeti aranmaz.
Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında müşteki ve şüpheli/sanık vekilliği ile haklarınızı titizlikle savunuyoruz. CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yanınızdayız.
Cinsel taciz suçu, bedensel temas olmaksızın cinsel amaçlı davranışlarla kişinin rahatsız edilmesidir. Şikâyet koşulu ve nitelikli hâller açıklanıyor.
Devamını oku ›MakaleYalan Tanıklık Suçu hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleBilişim Suçları hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleŞantaj Suçu hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleÖzel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKonut Dokunulmazlığının İhlali Suçu hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›