Bize ulaşın! 0535 664 07 63cmyhukuk@gmail.comMarka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

Yalan Tanıklık Suçu

Bir soruşturma veya davada tanık olarak dinlenen kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunması, yalan tanıklık suçunu oluşturur.

Suçun Tanımı

Bir olayla ilgili olarak tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı tanıklık yapan kişi, yalan tanıklık suçunu işler. Tanığın yemini olup olmaması suçun oluşumunu etkilemez; korunan değer adaletin doğru işlemesidir.

Ağırlaştırıcı Hâller

Yalan tanıklığın bir ceza soruşturması veya kovuşturmasında yapılması ya da bu nedenle bir kişinin gözaltına alınması veya tutuklanması hâlinde ceza artırılır. Beyanın hükmü etkileme derecesi cezada gözetilir.

Etkin Pişmanlık

Tanık, asıl olayla ilgili hüküm verilmeden veya beyanı nedeniyle bir hak kaybı doğmadan önce gerçeği söylerse, ceza indirimi veya cezasızlık gibi etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilir. Bu, gerçeğin zamanında ortaya çıkmasını teşvik eder.

Beyandan Çekinme Hakkıyla İlişki

Tanıklıktan veya belirli soruları yanıtlamaktan çekinme hakkı bulunan kişinin durumu kanunda ayrıca gözetilir. Kişinin kendisini veya yakınlarını suçlayıcı beyana zorlanamaması ilkesi geçerlidir.

Hukuki Destek

Tanıklık beyanları, hem tanık hem de yargılamanın tarafları açısından ciddi sonuçlar doğurur. Haklarınızın ve yükümlülüklerinizin doğru değerlendirilmesi için hukuki destek alabilirsiniz.

Benzer Suçlardan Farkı

Yalan tanıklık, tanık sıfatıyla dinlenen kişinin gerçeğe aykırı beyanına ilişkindir. Buna karşılık iftira suçu, işlemediğini bilerek bir kişiye hukuka aykırı fiil isnat ederek hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını sağlamayı cezalandırır (Türk Ceza Kanunu m.267). İşlenmediği bilinen bir suçun yetkili makamlara ihbar edilmesi ise suç uydurma suçunu oluşturur (Türk Ceza Kanunu m.271). Ayrım, kişinin sıfatına ve beyanın hangi aşamada, hangi amaçla yapıldığına göre kurulur; aynı olayda birden çok suç gündeme gelebilir.

Hukuk yargılamasında tarafın yemin ederken gerçeğe aykırı beyanda bulunması yalan yere yemin suçunu oluşturur (Türk Ceza Kanunu m.275). Bilirkişi veya tercümanın gerçeğe aykırı mütalaa ya da çeviri vermesi de ayrı bir hükümle karşılanır (Türk Ceza Kanunu m.276). Tanığın hatırlayamaması veya çelişkili beyanda bulunması tek başına kastın varlığını göstermez; suçun oluşumu için beyanın bilerek ve isteyerek gerçeğe aykırı yapılması aranır. Bu nedenle beyanlar arasındaki farklılıklar ayrıntılı biçimde incelenir. Beyanın alındığı tutanak ve varsa ses kaydı bu incelemenin temelini oluşturur.

Yargılamaya Etkisi ve Kararın Sonuçları

Yalan tanıklığın sabit olması asıl yargılamayı da etkiler. Ceza yargılamasında, hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi sebepleri arasında, yemin verilerek dinlenmiş bir tanığın hükmü etkileyecek biçimde ve hükümlü aleyhine gerçek dışı tanıklıkta bulunduğunun anlaşılması sayılmıştır (Ceza Muhakemesi Kanunu m.311). Hukuk yargılamasında ise, ifadesi karara esas alınan tanığın karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması yargılamanın iadesi sebebidir (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.375). Her iki yol da istisnai niteliktedir. Başvuru için öngörülen usul kurallarına uyulmaması, talebin reddine yol açar.

Bu yollar süreye ve kanunda öngörülen koşullara bağlıdır; uygulamada yalan tanıklığın ayrı bir kesinleşmiş kararla ortaya konması aranır. Ayrıca gerçeğe aykırı beyan nedeniyle zarara uğrayan kişi, haksız fiil hükümlerine dayanarak maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Gözaltı veya tutuklama gibi ağır sonuçlar doğmuşsa, koşulları varsa koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talepleri de gündeme gelir. Tanık beyanları bu yönleriyle, veren kişi bakımından ciddi bir sorumluluk kaynağı oluşturur. Bu nedenle tanıklıktan çekinme hakkının bulunup bulunmadığı baştan değerlendirilmelidir.

MevzuatYalan tanıklık suçu 5237 sayılı TCK m.272'de; etkin pişmanlık ise m.274'te düzenlenmiştir.

Sıkça Sorulan Sorular

Yalan tanıklık suçu nasıl oluşur?

Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir soruşturma veya kovuşturmada ya da mahkeme önünde, tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul huzurunda gerçeğe aykırı tanıklık yapan kişi yalan tanıklık suçunu işler (5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.272). Tanığın yemin etmiş olması suçun oluşumu için şart değildir.

Yalan tanıklıkta ceza hangi hâllerde artar?

Üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçun soruşturma veya kovuşturması kapsamında yalan tanıklık yapılması hâlinde daha ağır ceza öngörülmüştür (5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.272/3). Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişinin gözaltına alınması veya tutuklanması ve hakkında beraat ya da kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi hâlinde tanık, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolaylı fail olarak sorumlu tutulur.

Yalan tanıklıkta etkin pişmanlık mümkün müdür?

Evet. Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında bir hak kısıtlamasını veya yoksunluğunu sonuçlayacak nitelikte karar verilmeden ya da hükümden önce gerçeğin söylenmesi hâlinde cezaya hükmolunmaz (5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.274). Böyle bir karar verildikten sonra fakat hükümden önce gerçeğin söylenmesi hâlinde ise cezada indirim yapılabilir. Bu düzenleme gerçeğin zamanında ortaya çıkmasını teşvik eder.

Haklarınızı ceza yargılamasında koruyun

Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında mağdur veya sanık vekilliği için bize ulaşın.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar