Uzlaştırma, belirli suçlarda şüpheli veya sanık ile mağdur arasında, tarafsız bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşma sağlanmasını amaçlayan bir ceza muhakemesi kurumudur.
Uzlaştırma, soruşturma ve kovuşturma aşamasında, kanunda gösterilen suçlarda şüpheli/sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin özgür iradeleriyle anlaşmalarını sağlayan bir yoldur. Amaç, mağdurun zararının giderilmesi ve uyuşmazlığın yargılamaya gerek kalmadan çözülmesidir.
Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar ile kanunda açıkça gösterilen bazı suçlar uzlaştırma kapsamındadır. Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar gibi bazı suçlar ise uzlaştırma kapsamı dışında tutulmuştur.
Uzlaştırma işlemleri, sicile kayıtlı bir uzlaştırmacı tarafından yürütülür. Uzlaştırmacı tarafları bir araya getirir, edimin niteliğini ve süresini belirleyen anlaşmayı düzenler. Süreç gizlidir ve tarafların özgür iradesi esastır.
Uzlaşmanın gerçekleşmesi hâlinde, edim yerine getirilirse soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı, kovuşturma aşamasında ise davanın düşmesi kararı verilir. Edim taksitle yerine getirilecekse koşullar hükümde gözetilir.
Uzlaştırma süreci, hem mağdur hem şüpheli açısından önemli haklar ve sonuçlar içerir. Anlaşmanın koşullarının doğru belirlenmesi ve haklarınızın korunması için hukuki destek almanız yararınıza olur.
Uzlaştırma, mağdurun zararının giderilmesini esas alması yönüyle diğer alternatif çözüm kurumlarından ayrılır. Ön ödeme, yalnızca adli para cezasını ya da kanunda gösterilen sınırın altındaki hapis cezasını gerektiren suçlarda, belirlenen miktarın devlete ödenmesine dayanır (Türk Ceza Kanunu m.75); burada mağdurla anlaşma aranmaz. Kamu davasının açılmasının ertelenmesinde ise şüpheli hakkında bir denetim süresi öngörülür ve zararın giderilmesi koşulu aranır (Ceza Muhakemesi Kanunu m.171). Uzlaştırmada belirleyici olan, tarafların özgür iradeyle vardığı anlaşmadır. Ön ödemede ödenen tutar hazineye gelir kaydedilirken, uzlaştırmada edim doğrudan mağdura yönelir ve maddi olmayan bir davranış biçiminde de kararlaştırılabilir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, yargılama sonunda kurulan hükmün belirli koşullarla açıklanmamasıdır ve sanığın kabulüne bağlıdır (Ceza Muhakemesi Kanunu m.231). Seri muhakeme usulü ise kanunda sayılan suçlarda savcılığın yaptırım teklifine dayanır (m.250). Uzlaştırmadan farklı olarak bu kurumların hiçbirinde uyuşmazlığın taraflarını buluşturan bir müzakere yürütülmez. Ayrıca uzlaştırma, kovuşturmaya yer olmadığı ya da düşme kararıyla sonuçlandığından ortada bir mahkûmiyet hükmü bulunmaz; bu yönüyle sanık bakımından da farklı bir sonuç doğurur. Uzlaştırmanın yalnızca kanunda gösterilen suçlarla sınırlı tutulması da bu kurumu, uygulama alanı daha geniş olan diğer yollardan ayıran temel özelliktir.
Uzlaşma teklifinin reddedilmesi ya da müzakerelerin sonuçsuz kalması hâlinde uzlaştırmacı raporunu düzenleyerek dosyayı ilgili makama gönderir. Soruşturma aşamasında savcılık delilleri değerlendirir; yeterli şüphe varsa iddianame düzenler, aksi hâlde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Kovuşturma aşamasında ise yargılamaya kaldığı yerden devam edilir. Uzlaşma teklifinin başlangıçta reddedilmiş olması, ilerleyen aşamada tarafların yeniden uzlaşma iradesi göstermesine engel değildir; böyle bir durumda süreç yeniden işletilebilir. Kapsamdaki bir suçta uzlaştırma yoluna hiç başvurulmadan yargılamaya devam edilmesi, sonradan bozma sebebi oluşturabilecek önemli bir usul eksikliğidir; bu nedenle dosyanın kapsam yönünden baştan değerlendirilmesi gerekir.
Uzlaştırma müzakereleri sırasında yapılan açıklamalar, herhangi bir soruşturma, kovuşturma ya da davada delil olarak kullanılamaz (Ceza Muhakemesi Kanunu m.253). Bu kural, tarafların çekinmeden görüşebilmesini sağlamayı amaçlar. Uzlaşma sağlandığı hâlde edim yerine getirilmezse, uzlaşma belgesi ilam niteliğinde belge sayılır ve icra takibine konu edilebilir. Bu nedenle edimin niteliğinin, miktarının ve yerine getirilme takviminin anlaşma metninde açık, ölçülebilir ve tereddüde yer bırakmayacak biçimde yazılması büyük önem taşır. Ayrıca edimin ifasının nasıl denetleneceği ve ifa edilmemesi hâlinde izlenecek yol, mağdur bakımından sürecin en kritik aşamasını oluşturur.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.253 uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar ile maddede sayılan kasten yaralama, taksirle yaralama, konut dokunulmazlığının ihlali, hırsızlık ve dolandırıcılık gibi suçlar uzlaştırma kapsamındadır. Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip suçunda ve hakaret suçunda uzlaştırma yoluna gidilemez.
Kendisine uzlaşma teklifinde bulunulan şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, teklif tarihinden itibaren yedi gün içinde kararını bildirmezse teklifi reddetmiş sayılır (CMK m.253/4). Tarafın reşit olmaması hâlinde teklif kanuni temsilcisine yapılır. Uzlaştırmacı, teklifi açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da iletebilir.
Soruşturma aşamasında edim derhâl yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir; edim ileri tarihe bırakılmış, taksite bağlanmış veya süreklilik gösteriyorsa kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir (CMK m.253/19). Kovuşturma aşamasında uzlaşma gerçekleşirse mahkeme davanın düşmesine hükmeder (CMK m.254).
Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında mağdur veya sanık vekilliği için bize ulaşın.
Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama: kabahat ile suç ayrımı, çocukların bulunması hâli, idari yaptırım kararı, itiraz yolu ve işyerinin kapatılması.
Devamını oku ›MakaleBaşkasının taşınır veya taşınmaz malına zarar vermenin ağırlaştırıcı sebepleri ve ceza miktarı TCK m.152 kapsamında incelenir.
Devamını oku ›MakaleTCK 86-87 kapsamında yaralama türleri, cezalar, nitelikli haller, şikâyet ve uzlaştırma.
Devamını oku ›MakaleMala zarar verme suçunun unsurları, şikâyet, nitelikli hâlleri ve TCK dayanağı.
Devamını oku ›MakaleKendisine teslim edilen malı amacı dışında kullanma suçu.
Devamını oku ›MakaleHükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme kurumları.
Devamını oku ›