Bize ulaşın! 0535 664 07 63cmyhukuk@gmail.comMarka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

Kira Sözleşmesinde Müteselsil Kiracılık

Bir kira sözleşmesinde birden fazla kiracı varsa, kural olarak kira borcundan müteselsilen sorumlu olurlar. Sözleşmenin feshi ve tahliye bakımından kiracıların birlikte hareket etmesi önem taşır.

Müteselsil Sorumluluk

Birden çok kiracının aynı sözleşmeye taraf olması hâlinde, sözleşmede veya kanunda müteselsil sorumluluk öngörülmüşse, kiraya veren kira alacağının tamamını kiracılardan herhangi birinden isteyebilir (TBK m.162 vd.).

Borcu tek başına ödeyen kiracı, diğerlerine kendi payları oranında rücu edebilir. Bu nedenle ortak kiracılıkta iç ilişkideki pay dağılımı önemlidir.

Fesih ve Bildirimde Birlik

Ortak kira sözleşmesinde, sözleşmenin bir bütün olarak feshi için kural olarak kiracıların birlikte hareket etmesi gerekir. Kiracılardan yalnızca birinin çıkması sözleşmeyi kendiliğinden sona erdirmez.

Sözleşmeden çıkmak isteyen kiracının durumu, kiraya verenle yapılacak yeni bir anlaşmayla veya sözleşmedeki özel hükümlerle çözülür; aksi hâlde sorumluluk sürebilir.

Tahliye ve Uygulama

Tahliye davası, sözleşmenin tarafı olan tüm kiracılara yöneltilmelidir; aksi hâlde infazda sorun çıkar. Kiralanan, ancak tüm kiracılar bakımından tahliye koşulları oluştuğunda boşaltılabilir.

Ortak kiracılıkta anlaşmazlıkları önlemek için sözleşmede pay, sorumluluk ve çıkış koşullarının açıkça düzenlenmesi tavsiye edilir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar, alacak davaları da dâhil olmak üzere sulh hukuk mahkemesinde görülür (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.4). Bu kural; tahliye, kira bedelinin tespiti, güvence bedelinin iadesi ve kiralanana verilen zararın tazmini gibi istemleri kapsar. Birden çok kiracının bulunduğu sözleşmelerde dava, sözleşmenin tarafı olan kiracıların tümüne yöneltilmelidir. Zorunlu dava arkadaşlığının bulunduğu hâllerde eksik taraf teşkili, davanın esasa girilmeden reddine yol açabilir. Kiracılardan birinin ölümü hâlinde mirasçıların davaya dâhil edilmesi gerekir; taraf teşkilinin eksik kalması hükmün icrasında güçlük doğurur.

Yetki bakımından davalının yerleşim yeri mahkemesi genel yetkili olmakla birlikte, sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.6 ve m.10). Kira sözleşmelerinde ifa yeri çoğunlukla kiralananın bulunduğu yer olduğundan, uygulamada davalar taşınmazın bulunduğu yerde açılır. Birden çok davalı bulunması hâlinde dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir (HMK m.7). Kiracıların farklı şehirlerde oturması bu nedenle engel oluşturmaz. Sözleşmede kararlaştırılan yetki kaydı, tacir olmayan kiracılar bakımından kural olarak geçerli sayılmaz.

Dava Şartı Arabuluculuk

Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunu m.18/B). Müteselsil kiracılıktan doğan alacak, tahliye ve kira bedelinin tespiti istemleri de bu kapsamdadır. Arabuluculuğa başvurulmadan açılan dava usulden reddedilir. Sürecin doğru işlemesi için tüm kiracıların taraf olarak gösterilmesi gerekir; eksik tarafla yürütülen görüşme, sonradan açılacak davada dava şartının yerine getirilmediği tartışmasını doğurur. Görüşmelere kiracılardan yalnızca birinin katılması hâlinde diğerlerinin yazılı yetkilendirmesi aranır ve bu husus tutanağa yazılır.

İcra ve İflas Kanunundaki ilamsız icra yoluyla tahliye takipleri bu şarta tabi değildir. Arabuluculuk görüşmelerinde taraflar; ödenmemiş kira bedelleri, sözleşmeden çıkmak isteyen kiracının durumu, güvence bedelinin iadesi ve tahliye tarihi gibi konularda bütüncül bir anlaşmaya varabilir. Anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi alındığında bu belge ilam niteliğinde sayılır ve ayrıca dava açmaya gerek kalmadan icra dairesi aracılığıyla yerine getirilebilir. Bu yol, çok taraflı kiracılıklarda pratik bir çözüm sağlar. Anlaşma sağlanamazsa düzenlenen son tutanak dava dilekçesine eklenerek dava şartının yerine getirildiği ispatlanır.

Mevzuat DayanağıMüteselsil borçluluk Türk Borçlar Kanunu m.162-169'da düzenlenmiştir. Birden çok kiracının aynı sözleşmeye taraf olması hâlinde, sözleşme ya da kanun gereği müteselsil sorumluluk doğabilir; ödeyen kiracı diğerlerine rücu eder. Kira ilişkisinin genel hükümleri m.299 vd.'de yer alır.

Sıkça Sorulan Sorular

Ortak kiracılardan biri ödemezse ne olur?

Müteselsil sorumluluk varsa kiraya veren tüm alacağı herhangi bir kiracıdan isteyebilir; ödeyen kiracı diğerlerine payları oranında rücu eder.

Kiracılardan biri çıkarsa sözleşme biter mi?

Hayır. Bir kiracının çıkması sözleşmeyi kendiliğinden sona erdirmez; çıkış, kiraya verenle anlaşma veya sözleşme hükümleriyle çözülür.

Tahliye davası kime açılır?

Tahliye davası sözleşmenin tarafı olan tüm kiracılara yöneltilmelidir; aksi hâlde tahliyenin infazında sorun doğar.

Kira uyuşmazlıklarında yanınızdayız

Tahliye, kira tespiti, uyarlama ve kira alacağı süreçlerinde kiracı ve kiraya veren olarak haklarınızı koruyoruz. Bize ulaşın.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar