İhtiyati haciz geçici bir tedbirdir; alacaklının, kanunda öngörülen süreler içinde takip veya dava yoluyla bu haczi kesin hacze çevirmesi gerekir.
İhtiyati haciz, alacağın güvence altına alınması için geçici olarak konulan bir tedbirdir. Tek başına alacağın tahsilini sağlamaz; bu nedenle kanunda öngörülen adımlarla tamamlanması gerekir.
İhtiyati haciz koyduran alacaklının, kanunda belirlenen süre içinde icra takibi başlatması veya dava açması gerekir. Bu süreye uyulmaması hâlinde ihtiyati haciz kendiliğinden hükümsüz kalır.
Süresinde başlatılan takipte, borçlunun itiraz etmemesi veya itirazın bertaraf edilmesiyle ihtiyati haciz kendiliğinden kesin hacze dönüşür. Böylece alacaklı, malın satışını isteyerek alacağını tahsil edebilir.
İhtiyati hacze ilişkin sürelerin kaçırılması, tedbirin kalkmasına ve alacaklının güvenceyi kaybetmesine yol açar. Bu durumda yeniden ihtiyati haciz ve takip gerekebilir; bu da zaman ve masraf kaybı doğurur.
İhtiyati haciz sürecinde sürelerin titizlikle izlenmesi büyük önem taşır. Alacağınızın güvence altına alınması ve tahsili için hukuki destek alabilirsiniz.
İhtiyati haczi tamamlayan işlemler ve bunlara ilişkin süreler kanunda ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Dava açmadan veya takip başlatmadan önce ihtiyati haciz kararı alan alacaklı, haczin uygulanmasından, haciz borçlunun gıyabında yapılmışsa kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde takip talebinde bulunmak ya da dava açmak zorundadır (İcra ve İflas Kanunu m.264). Bu süreye uyulmaması hâlinde ihtiyati haciz kendiliğinden hükümsüz kalır ve mallar üzerindeki kısıtlama sona erer. Sürenin başlangıcı bakımından haciz tutanağının düzenlendiği tarih ile tebliğ tarihinin dosyadan doğru saptanması gerekir.
Borçlu ödeme emrine itiraz ederse, itiraz alacaklıya hemen tebliğ edilir. Alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemek veya mahkemede dava açmak zorundadır; aksi hâlde ihtiyati haciz yine hükümsüz hâle gelir (İcra ve İflas Kanunu m.264). Süresinde bu adımları atan alacaklı bakımından, takibin kesinleşmesiyle ihtiyati haciz ayrı bir karara gerek olmaksızın kesin hacze dönüşür ve satış istenebilir duruma gelir. Kesin hacze dönüşen ihtiyati hacizde sıra cetveli düzenlenirken ihtiyati haczin uygulandığı tarih esas alınır.
En sık rastlanan hata, yedi günlük tamamlama sürelerinin izlenmemesidir. Alacaklı takibi başlatsa bile, borçlunun itirazı üzerine işleyen ikinci yedi günlük süreyi kaçırırsa güvence ortadan kalkar. İkinci sık hata, ihtiyati haciz kararının infazı için kanunda öngörülen süre içinde icra dairesine başvurulmamasıdır; kararın alınmış olması tek başına yeterli değildir. Kararın uygulanabilmesi için gerekli masrafın ve mahkemece takdir edilen teminatın zamanında yatırılmaması da aynı sonucu doğurur. Teminatın iadesi ancak takibin veya davanın kesin biçimde sonuçlanmasının ardından istenebilir; bu nedenle teminat mektubunun süresi takip edilmelidir.
Borçlu tarafında ise ihtiyati haciz kararına itiraz hakkının süresinde kullanılmaması sık görülür. Kendisi dinlenmeden karar verilen borçlu; huzuruyla yapılan hacizde haciz tarihinden, aksi hâlde kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde kararı veren mahkemeye itiraz edebilir (İcra ve İflas Kanunu m.265). Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de itiraz yoluna başvurabilir. Haksız çıkan alacaklının ihtiyati hacizden doğan zararlardan sorumlu olduğu ve teminatın bu nedenle önem taşıdığı da göz ardı edilmemelidir. İtirazın incelenmesi duruşmalı olarak yapılır ve verilen karara karşı kanun yoluna başvurulabilir.
Dava açmadan veya takibe başlamadan önce ihtiyati haciz yaptıran alacaklı, haczin uygulanmasından itibaren yedi gün içinde takip talebinde bulunmak veya dava açmak zorundadır. Bu süre 2004 sayılı İİK m.264'te düzenlenmiştir. Süreye uyulmaması hâlinde ihtiyati haciz kendiliğinden hükümsüz kalır. Haciz borçlunun gıyabında uygulanmışsa süre, haciz tutanağının tebliğinden itibaren işlemeye başlar.
Süresinde başlatılan takipte borçlu ödeme emrine itiraz etmezse veya itirazı bertaraf edilerek takip kesinleşirse, ihtiyati haciz İİK m.264 uyarınca kendiliğinden kesin hacze dönüşür. Ayrı bir haciz işlemine gerek kalmaz. Bundan sonra alacaklı, kanuni süreler içinde satış isteyerek alacağını tahsil yoluna gidebilir.
Süre kaçırılırsa ihtiyati haciz kendiliğinden kalkar ve mallar üzerindeki güvence sona erer. Bu durumda alacaklı, koşulları varsa yeniden ihtiyati haciz talep edip süreci baştan yürütmek zorunda kalır. Ayrıca haksız çıkan alacaklı bakımından ihtiyati hacizden doğan tazminat sorumluluğu gündeme gelebilir. Bu risk nedeniyle sürelerin baştan takvime işlenmesi önem taşır.
İcra takibi, haciz ve itiraz süreçlerinde hukuki destek için bize ulaşın.
Para alacaklarının güvence altına alınması için geçici hukuki koruma.
Devamını oku ›MakaleTeminat mektubunun paraya çevrilmesi, lehtarın yükümlülüğünü yerine getirmemesi hâlinde gündeme gelir; talep usulü, banka sorumluluğu ve ihtiyatî tedbir yolu.
Devamını oku ›MakaleBelge olmadan para alacaklarının takibi.
Devamını oku ›Makale2004 sayılı İİK kapsamında haczedilen malların satışının istenmesi süresi ve sürenin geçmesinin sonuçları.
Devamını oku ›MakaleÖdeme emrine itiraz, itirazın iptali/kaldırılması yolları ve icra inkâr tazminatı.
Devamını oku ›MakaleBorçlu olmadığını ispat için açılan davalar.
Devamını oku ›