İcra ve iflas dairelerinin kanuna aykırı veya hatalı işlemlerine karşı, ilgililer icra mahkemesine şikâyet yoluyla başvurabilir.
Şikâyet, icra ve iflas dairelerinin yaptığı işlemlerin kanuna aykırı olması, hadiseye uygun bulunmaması ya da bir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz sürüncemede bırakılması hâllerinde başvurulan bir denetim yoludur.
İşlemin kanuna aykırı olması, somut olaya uygun olmaması, bir hakkın yerine getirilmemesi veya işlemin sebepsiz olarak geciktirilmesi şikâyet sebebidir. Şikâyet, bir dava değil; icra işlemlerine karşı özel bir başvuru yoludur.
Şikâyet, kural olarak işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılır. Ancak bir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz sürüncemede bırakılması hâllerinde şikâyet süreye bağlı değildir ve her zaman yapılabilir.
İcra mahkemesi, şikâyeti inceleyerek işlemi düzeltebilir, iptal edebilir veya yapılması gereken işlemin yapılmasına karar verebilir. Karar, icra işleminin hukuka uygunluğunu sağlar.
Şikâyet süresinin kısa olması, hızlı hareket etmeyi gerektirir. İcra işlemlerine karşı haklarınızın korunması için hukuki destek alabilirsiniz.
Şikâyet, dilekçeyle veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak icra mahkemesine yapılır. Mahkeme, şikâyet üzerine basit yargılama usulünü uygular; inceleme kural olarak dosya üzerinden yürütülebilir, gerekli görülürse duruşma açılır (İcra ve İflas Kanunu m.18). Şikâyet, kural olarak icra takibini kendiliğinden durdurmaz. Bu nedenle acil hâllerde, hakkın korunması amacıyla icranın geri bırakılması veya işlemin durdurulması yönünde ayrıca talepte bulunulması gerekir. Dilekçede hangi işlemin, hangi tarihte öğrenildiği ve hangi yönüyle hukuka aykırı olduğu somut biçimde belirtilmelidir.
İnceleme sonunda mahkeme şikâyeti kabul ederek işlemi iptal edebilir, düzeltebilir ya da yapılmayan işlemin yapılmasına karar verebilir. Karar icra dairesini bağlar ve dosyaya derhâl uygulanır; icra müdürü kararın gereğini yerine getirmekle yükümlüdür. Verilen kararlara karşı, kanunda öngörülen hâllerde istinaf yoluna başvurulabilir (İcra ve İflas Kanunu m.363). Bazı kararlar kesin nitelikte olduğundan, kanun yolunun açık olup olmadığı karar metninden kontrol edilmelidir; aksi hâlde süresinde yapılmayan başvurularla telafisi güç hak kaybı doğar.
Şikâyet, icra dairesinin işlemine yöneliktir ve maddi hukuka ilişkin bir uyuşmazlığı çözmez. Buna karşılık ödeme emrine itiraz, borcun kendisine veya imzaya yöneliktir, icra dairesine yapılır ve takibi kendiliğinden durdurur. Menfi tespit davası borçlu olunmadığının tespiti için genel mahkemede açılır; istirdat davası ise ödenen paranın geri alınmasını amaçlar ve ödemeden sonraki dönemde gündeme gelir. Bu yolların birbirine karıştırılması, süre ve merci hataları doğurarak esasa girilmeden ret sonucu yaratır ve alacaklı ile borçlu yönünden zaman kaybına yol açar.
İhalenin feshi talebi de icra mahkemesine yapılır; ancak kendine özgü süre ve usul kurallarına tabidir ve genel şikâyetten ayrılır. İstihkak iddiası, haczedilen mal üzerinde üçüncü kişinin hak sahipliğini ileri sürmesine ilişkindir ve ayrı bir prosedür izler; burada mülkiyet tartışması yapılır. Şikâyette amaç, işlemin hukuka uygunluğunu denetletmektir; alacağın varlığı veya miktarı bu yolda tartışılmaz. Bu nedenle başvurudan önce talebin niteliği doğru belirlenmeli, gerekiyorsa birden fazla yola aynı anda başvurulmalıdır. Talep sonucunun açık yazılması, mahkemenin inceleme sınırını da belirler.
Şikâyet, 2004 sayılı İİK m.16 uyarınca icra mahkemesine dilekçeyle veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılır. Şikâyette işlemin kanuna aykırı olduğu, olaya uygun düşmediği ya da bir hakkın yerine getirilmediği veya sebepsiz sürüncemede bırakıldığı ileri sürülür. Şikâyet bir dava değil, özel bir denetim yoludur.
Şikâyet süresi kural olarak yedi gündür ve işlemin öğrenildiği tarihten itibaren işler. Bu süre 2004 sayılı İİK m.16'da düzenlenmiştir. Ancak bir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz sürüncemede bırakılması hâllerinde şikâyet süreye bağlı değildir; her zaman yapılabilir. Kamu düzenine aykırılık hâllerinde de süre aranmaz.
İcra mahkemesi şikâyeti yerinde görürse işlemi tamamen veya kısmen iptal edebilir, düzeltebilir ya da yapılmayan bir işlemin yerine getirilmesini emredebilir. Bu yetkiler İİK m.17'de düzenlenmiştir. Şikâyet yerinde görülmezse reddedilir. Şikâyet başvurusu takibi kendiliğinden durdurmaz; ayrıca tedbir talep edilmesi gerekir. İcra mahkemesinin kararına karşı koşulları varsa kanun yoluna başvurulabilir.
İcra takibi, haciz ve itiraz süreçlerinde hukuki destek için bize ulaşın.
Takip konusu alacağın üçüncü kişiye devredilmesi halinde takibin akıbetini ve borçlunun devir öncesi defilerini ileri sürme hakkını TBK hükümleri.
Devamını oku ›Makaleİcra takibine itirazın icra mahkemesinde belgeyle kaldırılması, itirazın iptalinden farkı ve İİK dayanağı.
Devamını oku ›Makaleİcra ihalesinin feshi sebepleri, şikâyet süresi, zarar unsuru ve İİK dayanağı.
Devamını oku ›Makale2004 sayılı İİK kapsamında haczedilen malların satışının istenmesi süresi ve sürenin geçmesinin sonuçları.
Devamını oku ›MakaleBorçlu olmadığını ispat için açılan davalar.
Devamını oku ›Makale2004 sayılı İİK kapsamında borcun ödenmesi, zamanaşımı veya imhal nedeniyle icranın geri bırakılması.
Devamını oku ›