Satıcının ayıplı maldan sorumluluğu süreyle sınırlıdır; kural olarak iki yıllık zamanaşımı uygulanır, konutlarda ise bu süre daha uzundur.
Ayıplı maldan doğan sorumluluk, kanunda daha uzun bir süre öngörülmemişse, malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre içinde tüketici, seçimlik haklarını kullanabilir.
Konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallarda ayıptan sorumluluk zamanaşımı, teslim tarihinden itibaren beş yıldır. Taşınmazın niteliği, daha uzun bir koruma süresinin tanınmasını gerektirir.
Ayıp, ağır kusur veya hile ile gizlenmişse satıcı zamanaşımı sürelerinden yararlanamaz. Bu durumda tüketici, sürenin dolmasından sonra da haklarını ileri sürebilir. Gizli ayıbın sonradan ortaya çıkması bu kapsamda değerlendirilir.
Tüketici, ayıplı malda; sözleşmeden dönme, bedel indirimi, ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi haklarından birini kullanabilir. Bu hakların kullanımı da zamanaşımı süresine tabidir.
Zamanaşımı sürelerinin doğru hesaplanması, hak kaybını önlemek için önemlidir. Ayıplı mal uyuşmazlıklarınızda haklarınızın korunması için hukuki destek alabilirsiniz.
Ayıplı maldan doğan uyuşmazlıklarda başvurulacak merci, talebin değerine göre belirlenir. Her yıl yeniden belirlenen parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur; bu sınırın üzerindeki taleplerde tüketici mahkemesi görevlidir. Tüketici mahkemesi bulunmayan yerlerde davaya, asliye hukuk mahkemesi tüketici mahkemesi sıfatıyla bakar. 6502 sayılı Kanun uyarınca tüketici işlemlerine ilişkin davalar tüketicinin yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir; bu kural tüketiciye ek bir yetki imkânı tanır. Satıcı, ithalatçı ve üreticinin sorumluluğu müteselsil olduğundan, başvurunun kime yöneltileceği de baştan doğru belirlenmelidir.
Tüketici hakem heyeti kararlarına karşı, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. Zamanaşımı süresinin dolmasına az kalan hâllerde, hakem heyetine yapılan başvurunun süreyi koruyup korumadığı tartışma yaratabildiğinden başvurunun sürenin sonuna bırakılmaması yerinde olur. Satıcıya gönderilen ihtarname ise tek başına zamanaşımını kesmez; sürenin kesilmesi için kanunda sayılan sebeplerden birinin gerçekleşmesi gerekir. Uyuşmazlığın çözümünde izlenecek yolun baştan doğru seçilmesi, hem sürenin korunmasını hem de talebin esastan incelenmesini güvence altına alır.
Ayıplı mal iddiasında ispat yükü kural olarak tüketicidedir; ancak kanun önemli bir kolaylık tanır. Malın teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir. Bu karine gereği satıcı, ayıbın sonradan ve tüketicinin kullanımından doğduğunu ispatlamakla yükümlü olur. Altı aylık süre geçtikten sonra ise ayıbın teslim anında var olduğunu tüketici ortaya koymalıdır. Bu ayrım, delil toplama stratejisini ve başvuru zamanlamasını doğrudan etkiler. Ayıbın gizli ya da açık olması ve tüketicinin malı ne zaman kullanmaya başladığı da bu değerlendirmede birlikte ele alınır.
Uygulamada en güçlü deliller fatura veya satış belgesi, garanti belgesi, yetkili servis kayıtları, arıza tespit formları ve satıcıyla yapılan yazışmalardır. Malın ayıplı olduğuna ilişkin teknik değerlendirme çoğu zaman bilirkişi incelemesiyle yapılır; bu nedenle malın onarılmadan veya değiştirilmeden muhafaza edilmesi önem taşır. Ayıbın hile ile gizlendiği iddiasında ise ispat daha ağırdır; satıcının ayıbı bildiği ve sakladığı, tanık, yazışma veya üretim kayıtları gibi delillerle ortaya konulmalıdır. Deliller başvuru veya dava dilekçesinde eksiksiz gösterilmeli, sonradan sunulacak belgeler bakımından delil bildirme kurallarına özenle uyulmalıdır.
Ayıplı maldan sorumlulukta zamanaşımı, kanunda daha uzun bir süre öngörülmedikçe malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıldır. Konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda ise bu süre teslim tarihinden itibaren beş yıl olarak uygulanır. Süreler 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.12'de düzenlenmiştir.
Evet; ayıp ağır kusur veya hile ile gizlenmişse satıcı zamanaşımı sürelerinden yararlanamaz. Bu hâlde tüketici, iki yıllık veya beş yıllık süre geçmiş olsa bile ayıptan doğan haklarını ileri sürebilir. Kural 6502 sayılı Kanun m.12'de yer alır; ayıbın gizlendiğinin somut delillerle ortaya konması beklenir.
Tüketici; sözleşmeden dönme, satış bedelinden indirim isteme, ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi haklarından birini seçebilir. Bu seçimlik haklar 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.11'de düzenlenmiştir. Hakların zamanaşımı süresi içinde ve satıcıya yöneltilerek kullanılması gerekir; onarım veya değiştirme talebi ücretsiz olarak yerine getirilir.
Ayıplı mal/hizmet, cayma hakkı ve hakem heyeti süreçlerinde hukuki destek için bize ulaşın.
İnternetten alışverişte ödeme yükümlülüğü doğuran siparişin onaylanmasına ilişkin 6502 sayılı TKHK m.48/2 bilgilendirme kuralı.
Devamını oku ›MakaleSıfır veya ikinci el ayıplı araçta tüketicinin seçimlik hakları, gizli ayıp ve TKHK dayanağı.
Devamını oku ›MakaleSözleşmeye aykırı veya eksik sunulan hizmetlerde haklar.
Devamını oku ›MakaleGaranti kapsamı, süresi ve tüketicinin hakları.
Devamını oku ›MakaleÖzel hastane ve klinik hizmetlerinin 6502 sayılı TKHK kapsamında tüketici işlemi sayılması ve ayıplı hizmet hükümlerinin uygulanması.
Devamını oku ›MakaleSatış sonrası servis, yedek parça, azami tamir süresi ve TKHK m.58 dayanağı.
Devamını oku ›