Adli sicil kaydı, cezanın infazından sonra silinerek arşiv kaydına alınır; arşiv kaydı da belirli sürelerin geçmesiyle tamamen silinebilir. Silme, kişinin toplumsal ve mesleki hayatını doğrudan etkiler.
Mahkûmiyet kararları adli sicile kaydedilir. Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması, ertelenmesi ya da ortadan kalkması hâlinde adli sicil kaydı silinerek arşiv kaydına alınır (5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.9).
Arşiv kaydı, kaydın tamamen yok olmadığı; belirli mercilerce görülebildiği bir aşamadır. Günlük hayattaki 'sabıka kaydı' çoğunlukla adli sicil kaydını ifade eder.
Arşiv kaydı; ilgilinin ölümü ya da kanunda belirlenen sürelerin geçmesiyle silinir. Bu süreler, mahkûmiyetin türüne ve cezanın niteliğine göre belirlenir (5352 sayılı Kanun m.12).
Belirli koşullarda, ceza mahkûmiyetinin bütün sonuçlarıyla ortadan kalkması (memnu hakların iadesi) da arşiv kaydının silinmesinde etkili olabilir.
Kaydın koşulları oluşmasına rağmen silinmediği durumlarda, ilgili Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü'ne başvurarak kaydın silinmesini isteyebilir; gerekirse yargı yoluna gidilir.
Kaydın silinmesi, kişinin bazı meslek ve kamu görevlerine erişimi ile itibarı bakımından önemli sonuçlar doğurur; bu nedenle koşulların doğru değerlendirilmesi gerekir.
Adli sicil kaydının silinmesi kural olarak kendiliğinden yapılan bir işlemdir; infazın tamamlandığı bilgisinin sisteme işlenmesiyle kayıt arşive alınır. Ancak uygulamada infaz bilgisinin ilgili birime hiç ulaşmaması ya da geç ulaşması nedeniyle kaydın olduğu gibi kaldığı görülmektedir. Böyle bir durumda ilgili kişi, infazın tamamlandığını gösteren belgeleri ekleyerek Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne yazılı başvuru yapar. Başvuruda mahkûmiyete konu dosyanın bilgileri, infaz tarihi ve talebin dayanağı açıkça gösterilmelidir. Talebin, mahkûmiyete konu her dosya için ayrı ayrı ve dosya numaraları belirtilerek yapılması, birden çok kaydı bulunan kişilerde işlemin eksiksiz sonuçlanmasını sağlar.
Başvurunun reddedilmesi veya makul sürede yanıt verilmemesi hâlinde, işlem idari nitelikte olduğundan idari yargı yolu gündeme gelir. Bu aşamada dava açma süresinin kaçırılmaması önem taşır; ret yazısının tebliğ tarihi dikkatle kayda geçirilmelidir. Ayrıca ceza mahkûmiyetinin bütün sonuçlarıyla ortadan kalkmasını sağlayan yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı için, hükmü veren mahkemeye ya da hükümlünün yerleşim yeri mahkemesine ayrı bir talep yöneltilir. İki yol birbirinin alternatifi değildir; koşulları ve sonuçları farklıdır. Bu talep hakkında karar verecek merci, cezanın infazından ve kanunda öngörülen sürelerin dolmasından sonra başvurulduğunu ve kişinin bu süre içindeki hâlini ayrıca değerlendirir.
En sık karşılaşılan yanılgı, arşiv kaydının silinmesiyle adli sicil kaydının silinmesinin aynı şey sanılmasıdır. İnfaz tamamlandığında kayıt yalnızca arşive aktarılır; arşivden tamamen silinmesi için kanunda öngörülen ek sürelerin dolması gerekir. İkinci yaygın hata, adli para cezasının ödenmesiyle bütün kayıtların anında temizleneceği beklentisidir. Üçüncü hata ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının genel adli sicile değil, yalnızca bu kararlara mahsus ayrı bir sisteme kaydedildiğinin bilinmemesidir. Dördüncü hata, hüküm kesinleşmemiş olmasına rağmen silme talebinde bulunulmasıdır; kesinleşmeyen bir karar bakımından infazdan söz edilemeyeceğinden talep sonuçsuz kalır.
Belge eksikliği de sürecin gereksiz yere uzamasına yol açar. Başvuruya infazın tamamlandığını gösteren yazının veya kesinleşme şerhli kararın eklenmemesi, talebin sonuçsuz kalmasına neden olabilir. Yurt dışında verilen mahkûmiyetlerin Türkiye'deki kayıtlara yansıması ise ayrı kurallara tabidir ve kendiliğinden silinme beklentisi çoğu zaman karşılık bulmaz. Son olarak, kayıt silinse dahi bazı meslek ve kamu görevi mevzuatının geçmiş mahkûmiyeti ayrıca değerlendirdiği gözden kaçırılmamalıdır. Bu nedenle silme talebinden önce, kaydın hangi aşamada bulunduğunun ve hangi kanuni sürenin işlediğinin adli sicil belgesi üzerinden tespit edilmesi yerinde olur. Hangi belgenin hangi merciden alınacağı da baştan belirlenmelidir.
Cezanın infazı tamamlandığında adli sicil kaydı silinerek arşiv kaydına alınır; arşiv kaydı ise kanundaki sürelerin geçmesiyle silinebilir.
Kanunda mahkûmiyetin türüne göre belirlenen sürelerin geçmesiyle ya da bazı koşullarda memnu hakların iadesiyle silinir.
Koşullar oluştuğu hâlde kayıt duruyorsa Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü'ne başvurabilir, gerekirse yargı yoluna gidebilirsiniz.
Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında etkin savunma ve müdafilik hizmetiyle haklarınızı koruyoruz. Vakit kaybetmeden bize ulaşın.
Sosyal Medyada Hakaret Suçu hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAtık veya artıkların kanuna aykırı şekilde çevreye verilmesi ile oluşan çevrenin kasten kirletilmesi suçu TCK m.181 kapsamında anlatılır.
Devamını oku ›MakaleTehdit ve Şantaj Suçları Arasındaki Fark hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleCinsel taciz suçu, bedensel temas olmaksızın cinsel amaçlı davranışlarla kişinin rahatsız edilmesidir. Şikâyet koşulu ve nitelikli hâller açıklanıyor.
Devamını oku ›MakaleUyuşturucu Kullanma, Tedavi ve Denetimli Serbestlik hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleGörevi Yaptırmamak İçin Direnme (Mukavemet) hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›