Marka sahibi, hakkına yönelik bir kullanıma uzun süre ve bilerek sessiz kalırsa, sonradan açacağı hükümsüzlük veya tecavüz davası sessiz kalma nedeniyle reddedilebilir.
Sessiz kalma yoluyla hak kaybı, önceki marka sahibinin, sonraki bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde uzun süre buna ses çıkarmaması durumunda, artık o markaya karşı hükümsüzlük talep edememesidir (SMK m.25/6).
Bu ilke, hakkın dürüstlük kuralına uygun ve makul sürede kullanılmasını sağlar.
Önceki marka sahibi, sonraki markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalırsa, kötüniyet hâli saklı kalmak üzere hükümsüzlük davası açma hakkını yitirir.
Sürenin işlemeye başlaması için, sonraki markanın fiilen kullanılıyor olması ve önceki hak sahibinin bundan haberdar olabilecek durumda bulunması gerekir.
Sonraki markanın kötüniyetle tescil edilmiş olması hâlinde, sessiz kalma yoluyla hak kaybı kuralı uygulanmaz. Yani kötüniyetli tescile karşı süre işlemez.
Bu nedenle markaların düzenli izlenmesi ve gerektiğinde zamanında dava açılması önemlidir.
Sessiz kalma savunmasında ispat yükü, kural olarak bu savunmayı ileri süren sonraki marka sahibindedir. Önceki hak sahibinin, sonraki markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği somut biçimde ortaya konmalıdır. Bu amaçla markanın piyasadaki yaygınlığını gösteren faturalar, reklam ve tanıtım materyalleri, ortak fuar katılımları, aynı bölgede faaliyet gösterildiğine ilişkin kayıtlar ve sektörel yayınlar sunulur. Tarafların önceki yazışmaları ise bilginin varlığını doğrudan gösterebilir. Aynı dağıtım kanallarının kullanılması da bilme karinesi bakımından değerlendirilir. Delillerin tarih sırasına göre sunulması, değerlendirmeyi belirgin biçimde kolaylaştırır.
Önceki hak sahibi, sessiz kalmadığını göstermek için ihtarname, itiraz dosyaları, açılmış davalar ve platformlara yapılan bildirimleri dosyaya sunar. Bu belgelerin tarihleri, sürenin kesildiği ya da hiç işlemediği anları ortaya koyar; bu nedenle tebligat kayıtlarının saklanması önemlidir. Kullanımın kesintili olduğu, farklı mal ve hizmetlerde veya sınırlı bir bölgede gerçekleştiği yönündeki deliller de savunmayı zayıflatır. Somut olayda beş yıllık sürenin başlangıç tarihinin belirlenmesi, çoğu uyuşmazlıkta sonucu doğrudan etkiler. Bu nedenle marka izleme kayıtlarının düzenli tutulması yararlı olur.
Kanundaki düzenleme doğrudan hükümsüzlük davasına ilişkindir; sessiz kalma hâlinde önceki marka sahibi, sonraki tescilli markanın hükümsüzlüğünü isteyemez. Tecavüzün önlenmesi ve tazminat talepleri bakımından ise sonuç, dürüstlük kuralı çerçevesinde ayrıca değerlendirilir (4721 sayılı Kanun m.2). Uygulamada, tescilli markanın tescil kapsamındaki kullanımına karşı tecavüz iddiasında bulunulamayacağı; tescil kapsamını aşan kullanımların ise bağımsız biçimde ele alınacağı kabul edilir. Bu ayrım, talep sonucunun doğru kurulmasını gerektirir. Bu nedenle dilekçede hükümsüzlük ve tecavüz taleplerinin ayrı ayrı gerekçelendirilmesi gerekir.
Sessiz kalma, hakkın kendisini ortadan kaldırmaz; yalnızca somut olayda ileri sürülmesini engeller. Bu nedenle önceki markanın koruması üçüncü kişilere karşı devam eder ve yeni başvurulara itiraz imkânı sürer. Ayrıca sonraki markanın kullanım biçimi zamanla değişir, farklı mal ve hizmetlere yayılır ya da yeni bir tescil alınırsa, süre bu yeni durum bakımından yeniden değerlendirilir. Yayıma itiraz süreleri ile hükümsüzlük süreleri de birbirinden ayrıdır; birinin kaçırılması diğerini sona erdirmez. Her yeni tescil, kendi süresi bakımından bağımsız biçimde değerlendirilir.
Önceki marka sahibinin, sonraki markanın kullanımını bilip uzun süre ses çıkarmaması nedeniyle hükümsüzlük talep edememesidir.
Birbirini izleyen beş yıl sessiz kalma hâlinde hükümsüzlük dava hakkı yitirilir.
Hayır. Sonraki markanın kötüniyetle tescil edilmiş olması hâlinde sessiz kalma yoluyla hak kaybı uygulanmaz.
Tescil, itiraz, devir ve tecavüz davalarında TÜRKPATENT nezdinde ve mahkemelerde haklarınızı koruyoruz. CMY Hukuk & Danışmanlık olarak sınai mülkiyet portföyünüzü güvence altına alalım.
Markanın Hükümsüzlüğü Davası hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKötü Niyetli Marka Tescili hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleMarka Hakkına Tecavüz Davası hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleMarka Başvurusuna İtiraz (Yayına İtiraz) hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleTanınmış Marka Koruması hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleMarka Kullanmama Nedeniyle İptal hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›