Mesafeli satışta tüketiciye, sözleşme kurulmadan önce ürün, fiyat, cayma hakkı ve teslimat gibi konularda açık ve anlaşılır bir ön bilgilendirme yapılması zorunludur.
Mesafeli sözleşmelerde satıcı veya sağlayıcı, tüketiciyi sözleşmenin kurulmasından önce bilgilendirmekle yükümlüdür. Bu bilgilendirme, tüketicinin bilinçli bir karar vermesini sağlamaya yöneliktir.
Ön bilgilendirme; malın temel nitelikleri, satıcının kimliği ve iletişim bilgileri, tüm vergiler dâhil toplam fiyat, ödeme ve teslimat koşulları, cayma hakkının kullanımı ile şikâyet başvuru yolları gibi unsurları içermelidir.
Tüketicinin cayma hakkının bulunduğu, bu hakkın hangi süre içinde ve nasıl kullanılacağı açıkça bildirilmelidir. Cayma hakkı konusunda gerektiği gibi bilgilendirme yapılmazsa, cayma süresi uzar.
Ön bilgilendirmenin yapıldığını ispat yükü satıcı veya sağlayıcıdadır. Bilgilendirmenin kalıcı bir veri saklayıcısı aracılığıyla tüketiciye sunulması, hem yükümlülüğün yerine getirilmesi hem de ispat açısından önemlidir.
Eksik veya yanıltıcı bilgilendirme, tüketici lehine sonuçlar doğurur. Mesafeli satış uyuşmazlıklarınızda haklarınızın korunması için hukuki destek alabilirsiniz.
Mesafeli sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklarda, 6502 sayılı Kanun m.73 uyarınca tüketici mahkemeleri görevlidir; tüketici mahkemesi kurulmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla davaya bakar. Uyuşmazlığın değeri kanunda belirlenen parasal sınırın altında kalıyorsa, önce il veya ilçe tüketici hakem heyetine başvurulması zorunludur ve bu başvuru dava açılmasının ön koşuludur. Yetki bakımından genel kurallar yanında, aynı maddenin beşinci fıkrası gereğince dava tüketicinin yerleşim yerindeki tüketici mahkemesinde de açılabilir; bu imkân, satıcının merkezinin uzak olduğu elektronik ticaret uyuşmazlıklarında önem taşır.
Tüketici hakem heyeti kararlarına karşı taraflar, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde heyetin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesine itiraz edebilir. Tüketici mahkemesinde görülecek uyuşmazlıklarda dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulması gerekir; ancak hakem heyetinin görev kapsamındaki uyuşmazlıklar ile hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar bu şartın dışında tutulmuştur. Ayrıca ön bilgilendirme yükümlülüğüne aykırılık, idari yaptırım gerektiren bir aykırılık olarak Ticaret Bakanlığı il müdürlüklerine yapılacak başvuru yoluyla da denetime konu edilebilir. Hakem heyetine yapılan başvurunun reddi hâlinde itiraz süresinin kaçırılması, aynı talebin yeniden ileri sürülmesini güçleştirir.
Satıcı ve sağlayıcılar bakımından en sık görülen eksiklik, ön bilgilendirmenin yapıldığına ilişkin teyidin sipariş öncesinde alınmamasıdır. Tüketicinin bilgilendirmeyi okuduğunu ve anladığını teyit etmesi ile siparişin ödeme yükümlülüğü doğurduğunun açık biçimde belirtilmesi gerekir. Bir diğer hata, cayma hakkına ilişkin bilgilerin ve örnek cayma formunun sunulmamasıdır; bu durumda cayma süresi uzar. Bilgilendirmenin yalnızca ekranda gösterilip kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla tüketiciye iletilmemesi ise, yükümlülüğün yerine getirildiğinin ispatını güçleştirir. Aracı hizmet sağlayıcı üzerinden yapılan satışlarda, bilgilendirme yükümlülüğünün kime ait olduğunun sözleşmede açıkça gösterilmemesi de sorumluluk tartışmalarına yol açar.
Tüketiciler yönünden ise cayma bildiriminin ispatlanabilir bir yolla yapılmaması sorun doğurur; bildirimin yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısıyla gönderilmesi ve gönderim kaydının saklanması gerekir. Cayma hakkının bulunmadığı hâllerin göz ardı edilmesi de sık rastlanan bir yanılgıdır; tüketicinin isteği doğrultusunda kişiye özel hazırlanan mallar, çabuk bozulabilen ürünler, ambalajı açılmış hijyenik ürünler ve elektronik ortamda anında ifa edilen hizmetler bu kapsamdadır. Malın iade edilmemesi veya iade süresinin geçirilmesi de talebin reddine yol açabilir.
Evet; satıcı veya sağlayıcı, mesafeli sözleşme kurulmadan önce tüketiciyi açık ve anlaşılır biçimde bilgilendirmekle yükümlüdür. Bu yükümlülük 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.48'de ve Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği'nde düzenlenmiştir. Amaç, tüketicinin sözleşme kurulmadan önce ürün, fiyat ve cayma hakkı konusunda bilinçli karar vermesini sağlamaktır.
Ön bilgilendirme; malın veya hizmetin temel nitelikleri, satıcının kimliği ve iletişim bilgileri, tüm vergiler dâhil toplam fiyat, ödeme ve teslimat koşulları, cayma hakkının süresi ile kullanım usulü ve şikâyet başvuru yollarını içermelidir. Bilgilerin kalıcı veri saklayıcısı ile sunulması ispat bakımından önem taşır.
Cayma hakkı konusunda gereken bilgilendirme yapılmazsa cayma süresi uzar ve tüketici bu süre içinde gerekçe göstermeden sözleşmeden cayabilir. Ön bilgilendirmenin usulüne uygun yapıldığını ispat yükü satıcı veya sağlayıcıdadır. Eksik ya da yanıltıcı bilgilendirme, tüketici lehine sonuç doğuran bir aykırılık olarak değerlendirilir.
Ayıplı mal/hizmet, cayma hakkı ve hakem heyeti süreçlerinde hukuki destek için bize ulaşın.
İnternetten alışverişte 14 günlük cayma hakkı.
Devamını oku ›Makale6502 sayılı Kanun kapsamında mesafeli ve kapıdan satışlarda cayma hakkı kullanıldıktan sonra tarafların iade yükümlülükleri.
Devamını oku ›Makaleİnternetten alışverişte mesafeli sözleşme, 14 günlük cayma hakkı, bilgilendirme ve mevzuat dayanağı.
Devamını oku ›MakaleMesafeli satışta cayma hakkının kullanılamayacağı haller.
Devamını oku ›Makale6502 sayılı Kanun kapsamında finansal hizmetlerin uzaktan sunulduğu sözleşmeler, ön bilgilendirme ve cayma hakkı.
Devamını oku ›MakaleTüketiciyi yanıltan reklam ve haksız ticari uygulamalara karşı koruma.
Devamını oku ›