VUK m. 10 uyarınca tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları hâlinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri tarafından yerine getirilir; bu ödevlerin yerine getirilmemesi yüzünden mükellefin varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacaklar, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınır. Ödeyen temsilcinin asıl mükellefe rücu hakkı vardır.
Anonim şirkette yönetim kurulu, limited şirkette müdürler; küçük ve kısıtlılarda veli-vasi; tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde bunları idare edenler kanuni temsilcidir.
Temsil yetkisinin belirli üyelerde toplandığı hâllerde sorumluluğun kimde olduğu, sicil kayıtları ve iç yönergelerle belirlenir; fiilen yönetimde olmayan üyenin durumu ayrıca tartışılır.
Türkiye'de bulunmayan mükelleflerin Türkiye'deki temsilcileri hakkında da aynı hükümler uygulanır.
Vekâletname ile atanan ticari vekiller kural olarak bu kapsama girmez; sorumluluk, organ sıfatı taşıyan temsilcilere aittir.
İki basamak aranır: temsilcinin vergi ödevini yerine getirmemesi ve alacağın asıl mükellefin varlığından tamamen veya kısmen alınamaması.
Sorumluluk kusura bağlıdır ve ikincildir: önce şirket takip edilmeli, tahsil imkânsızlığı ortaya konmalı, sonra temsilciye gidilmelidir. Doğrudan temsilciden başlayan takip hukuka aykırıdır.
Beyanname verilmemesi, ödemenin yapılmaması ve defter düzeninin ihmali tipik ödev ihlalleridir; ihlal ile tahsil imkânsızlığı arasındaki bağ da aranır.
Tahsil imkânsızlığı; aciz fişi, haciz tutanakları ve malvarlığı araştırma kayıtlarıyla ortaya konur.
Sorumluluk, temsilcinin görevde olduğu dönemde doğan ve ödevi ihlal ettiği borçlar için işler; görev değişimlerinde sicil tarihleri belirleyicidir.
Tasfiyeye girilmesi veya tasfiyenin tamamlanması, temsilcilerin tasfiye öncesi dönem sorumluluğunu kaldırmaz; 2018 eklemesiyle, tüzel kişiliği sona eren şirketlerde tarhiyat ve ceza kesme işlemlerinin kime yapılacağı da açıkça düzenlenmiştir.
Adi ortaklıklarda tarhiyat, ortaklardan herhangi biri adına yapılabilir; iç ilişkide paylaşım ayrı bir konudur.
Birden çok temsilcinin bulunduğu dönemlerde sorumluluk müteselsilen işletilebilir; iç dağılım rücuda çözülür.
Temsilci, ödediği vergiler için asıl mükellefe rücu edebilir; rücu, genel hükümlere göre adli yargıda ileri sürülür.
Vergi cezaları yönünden sorumluluk rejimi 6183 sayılı Kanundaki paralel hükümlerle birlikte değerlendirilir; uygulamada temsilci adına düzenlenen ödeme emirlerinde borcun asıl-ceza ayrımı denetlenmelidir.
Limited şirket ortağının sermaye payı oranındaki sorumluluğu ayrı bir rejimdir; temsilci sorumluluğuyla karıştırılmamalıdır.
Ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi de bu alanda tartışılır; savunmada ceza kalemleri ayrıca ele alınmalıdır.
Temsilci hakkındaki takip genellikle ödeme emriyle başlar; savunmada tahsil imkânsızlığının gerçekleşmediği, görev döneminin örtüşmediği, ödevin ihlal edilmediği ve zamanaşımı ileri sürülür.
Şirketin malvarlığı araştırmasının eksikliği — taşınmaz, araç ve alacakların takip edilmemesi — temsilci takibinin iptal sebebidir.
Temsilcinin kendi kusursuzluğunu ispatı — örneğin görev bölümünde vergisel ödevlerin başka üyeye bırakılması — sorumluluğu kaldırabilir.
Ödeme emrine karşı dava süresi kısadır; tebliğ alınır alınmaz dönem ve tahsil imkânsızlığı analizi yapılmalıdır.
Görevden ayrılan yönetici; ayrılışın ticaret siciline tescilini ve ilanını mutlaka tamamlatmalıdır; tescilsiz ayrılık, sorumluluğun devamı görünümü yaratır.
Devir teslimde vergi borç dökümü alınmalı, dönem borçları tutanağa bağlanmalıdır; sonraki dönemin ihlalleri önceki temsilciye yükletilemez.
Temsilci aleyhine e-haciz ve araç haczi gibi işlemler başladığında, ödeme emri tebliğ edilmeden yapılan takip işlemleri ayrıca dava konusu edilmelidir.
Ödevlerin ihlali ve şirketten tahsil imkânsızlığı şartlarıyla evet; sorumluluk ikincildir ve kusura dayanır.
Önce şirket; malvarlığı araştırması yapılıp alacağın alınamadığı ortaya konmadan temsilciye gidilemez.
Yalnız görev döneminde doğan ve ödevini ihlal ettiği borçlardan; ayrılığın sicile tescili ispat açısından kritiktir.
Evet; asıl mükellefe rücu edebilir, talep adli yargıda ileri sürülür.
Hayır; tasfiyeye giriş veya tasfiye, temsilcilerin önceki dönem sorumluluğunu kaldırmaz.
İtiraz, uzlaşma ve vergi davası süreçlerinde destek için bize ulaşın.