İmar para cezaları, 3194 sayılı İmar Kanunu m. 42 uyarınca, aykırılığın tespitinden itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince verilir. Ceza kararına karşı başvuru yolu, kararın içeriğine göre değişir: yalnız para cezası varsa sulh ceza hâkimliğine, cezayla birlikte yıkım gibi idari yargının görev alanına giren bir karar da varsa idare mahkemesine başvurulur.
Ruhsat alınmadan veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere ya da imar mevzuatına aykırı yapı yapılması hâlinde; yapı sahibine, yapı müteahhidine ve aykırılığı süresinde idareye bildirmeyen fenni mesullere idari para cezası uygulanır.
Ceza; mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için, yapı sınıf ve grubuna göre belirlenen birim tutarlar üzerinden hesaplanır ve bu tutarlar her yıl yeniden değerleme oranında artırılır. Aykırılığın niteliğine göre — ruhsatsızlık, kamuya ait parselde yapılmışlık, can güvenliği tehdidi gibi — yüzde ekleri uygulanır.
Cezayı vermeye yetkili merci, ilgili idare encümenidir (belediye encümeni veya il idare kurulu); karar, aykırılığın tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde alınır ve sorumluluk üstlenen herkes için ayrı ayrı uygulanır.
Ceza kararı ilgilisine tebliğ edilir; itiraz ve dava süreleri tebliğle işlemeye başlar. Bu nedenle tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı ilk incelenecek husustur.
Karar yalnızca idari para cezası içeriyorsa, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m. 27 uyarınca kararın tebliği veya öğrenilmesinden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulur; bu süre içinde başvuru yapılmazsa ceza kesinleşir.
Mücbir sebep hâlinde, sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren yedi gün içinde başvuru mümkündür; ancak bu, kesinleşmeyi engellemez, hâkim yerine getirmeyi durdurabilir.
Kabahatler Kanunu m. 27/8 uyarınca, idari para cezası yanında idari yargının görev alanına giren bir karar da verilmişse — encümen kararında yıkım da yer alıyorsa — uyuşmazlığın tamamı idari yargıda görülür.
Bu hâlde, kararın tebliğinden itibaren İYUK m. 7'deki altmış günlük süre içinde idare mahkemesinde iptal davası açılır; uygulamada encümen kararları çoğu kez ceza ve yıkımı birlikte içerdiğinden ağırlıklı yol budur.
Cezanın dayanağı tespit tutanağının gerçeği yansıtmaması, aykırılığın kapsamının yanlış ölçülmesi, yapı sınıf ve grubunun hatalı belirlenmesi ve yüzde artırımlarının koşulları oluşmadan uygulanması başlıca itiraz sebepleridir.
Aykırılıktan etkilenen alan yerine yapının tüm alanı üzerinden hesap yapılması, uygulamada en sık görülen hatadır; ceza yalnızca aykırılıktan etkilenen alan üzerinden hesaplanabilir.
Para cezası ve yıkım, ayrı hukuki sonuçlardır: cezanın iptali yıkım kararını kendiliğinden ortadan kaldırmaz; her iki işlemin de ayrı ayrı dava konusu edilmesi gerekir.
Aynı aykırılık için tekrar ceza verilmesi mümkün değildir; ancak aykırılığın devamı hâlinde yeni tespitlerle süreç yeniden işletilebilir ve tekrarda cezalar artırımlı uygulanır.
Aykırılığın giderilmesi veya ruhsata bağlanması, sonraki aşamaları etkiler; bu nedenle itiraz süreciyle eş zamanlı olarak yapının mevzuata uygun hâle getirilme imkânı da değerlendirilmelidir.
Yalnız para cezası varsa 15 gün içinde sulh ceza hâkimliğine; cezayla birlikte yıkım kararı da varsa 60 gün içinde idare mahkemesine başvurulur.
Aykırılığın her metrekaresi için yapı sınıf ve grubuna göre belirlenen birim tutar üzerinden hesaplanır; niteliğe göre yüzde ekleri uygulanır ve tutarlar her yıl yeniden değerleme oranında artar.
İlgili idare encümeni (belediye encümeni veya il idare kurulu), tespitten itibaren on iş günü içinde karar alır.
Hayır; ceza yalnızca aykırılıktan etkilenen alan üzerinden hesaplanır. Tüm inşaat alanı üzerinden hesap, iptal sebebidir.
Hayır; ceza ve yıkım ayrı işlemlerdir, her birine karşı ayrıca dava açılmalıdır.
Tapu, imar ve kamulaştırma uyuşmazlıklarında hukuki destek için bize ulaşın.