Coğrafi işaretler, belirli bir bölgeyle özdeşleşmiş ürünleri korur; tescil başvurusu üreticileri temsil eden kuruluşlarca, gerekirse vekil aracılığıyla TÜRKPATENT'e yapılır.
Coğrafi işaret, belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri bakımından kökenin bulunduğu yöre, alan veya bölge ile özdeşleşmiş ürünleri gösteren işarettir. Menşe adı ve mahreç işareti olmak üzere iki türü vardır.
Menşe adında, ürünün tüm üretim aşamaları belirli coğrafi alanda gerçekleşir ve nitelikleri bu alana bağlıdır. Mahreç işaretinde ise üretim aşamalarından en az birinin o alanda gerçekleşmesi yeterlidir. Bu ayrım, başvurunun türünü belirler.
Coğrafi işaret tescili, tek bir kişi adına değil; ürünün üreticisi konumundaki gruplar, üretici birlikleri, ilgili kamu kurumları ve kamu yararına çalışan dernekler gibi başvuru ehliyetine sahip kuruluşlar adına yapılır.
Başvuru ve sonraki işlemler, TÜRKPATENT sicilinde kayıtlı marka/patent vekili aracılığıyla yürütülebilir. Yurt dışında yerleşik başvuru sahipleri işlemlerini vekil aracılığıyla yapmak zorundadır. Vekil, başvuru dosyasının ve teknik koşulların doğru hazırlanmasını sağlar.
Coğrafi işaret başvurusu, ürünün özellikleri ve coğrafi sınırların doğru tanımlanmasını gerektiren teknik bir süreçtir. Başvurunun eksiksiz hazırlanması ve denetim koşullarının belirlenmesi için vekil desteği almanız önemlidir.
Başvuru, Türk Patent ve Marka Kurumuna yapıldıktan sonra öncelikle şekli açıdan incelenir. Ürünün tanımı, coğrafi sınırlar, üretim yöntemi ve denetim biçimine ilişkin bilgilerin eksiksiz bulunması aranır. Eksiklik bildirilirse verilen süre içinde giderilmesi gerekir; aksi hâlde başvuru işlemden kaldırılır. Şekli koşulları taşıyan başvuru, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleri uyarınca Kurum bülteninde yayımlanır. Yayım, üçüncü kişilere itiraz imkânı tanıyarak sürecin şeffaflığını sağlar ve hatalı tescillerin önlenmesini amaçlar. Bu aşamada ürün adının cins ad hâline gelip gelmediği de değerlendirilir; cins ad niteliğindeki adlar coğrafi işaret olarak tescil edilemez.
Yayıma karşı ilgililer kanunda öngörülen süre içinde itiraz edebilir; itirazlar Kurum tarafından incelenerek karara bağlanır. İtiraz bulunmaz ya da reddedilirse başvuru tescil edilir, sicile kaydedilir ve ilan olunur. Kurum kararlarına karşı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kuruluna itiraz yolu, bu aşama tamamlandıktan sonra ise yargı yolu açıktır. Vekil aracılığıyla yürütülen dosyalarda tebligatlar vekile yapılır; bu durum bildirimlere cevap sürelerinin tek elden izlenmesini ve hak kaybı riskinin azalmasını sağlar. Vekil değişikliği ya da vekâletten çekilme hâllerinde de Kuruma bildirim yapılması ve tebligat adresinin güncellenmesi gerekir.
Coğrafi işaret tescili, tek bir kişiye tekel hakkı vermez; tescilde belirtilen şartlara uyan tüm üreticiler işareti kullanabilir. Buna karşılık tescil ettiren kuruluş, başvuruda bildirdiği denetim planını fiilen uygulamakla yükümlüdür. Denetim; ürünün tescilde gösterilen niteliklere uygun üretilip üretilmediğini ve amblem kullanımının doğru olup olmadığını kapsar. Denetim raporlarının kanunda öngörülen dönemlerde Kuruma sunulmaması, tescilin korunmasını tehlikeye düşürür ve iptal talepleri için zemin oluşturur. Denetim faaliyetinin tarafsız kişi ve kuruluşlarca yürütülmesi, raporların inandırıcılığı bakımından ayrıca önem taşır.
Tescilli coğrafi işaretin, tescilde belirtilen özellikleri taşımayan ürünlerde ya da ürünün ününden haksız yararlanma sonucu doğuracak biçimde kullanılması hukuka aykırıdır. Bu tür kullanımlara karşı tescil ettiren kuruluş, tecavüzün durdurulması ve tazminat istemli davalar açabilir. Ürünün gerçek kaynağı belirtilse ya da adın yanında benzeri ifadeler kullanılsa dahi haksız kullanım ortadan kalkmaz. Amblemin ürün ambalajında kanunda öngörülen biçimde kullanılması ise ayrı bir yükümlülüktür. Uygulamada en sık karşılaşılan sorun, denetim yapısının kâğıt üzerinde kalması ve fiilî denetim kayıtlarının tutulmamasıdır; bu eksiklik hakkın etkinliğini zayıflatır.
Coğrafi işaret başvurusu tek bir kişi adına değil; ürünün üreticisi konumundaki gruplar, üretici birlikleri, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile kamu yararına çalışan dernekler adına yapılabilir. Başvuru sahipleri 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.36'da gösterilmiştir. Başvuru, Türk Patent ve Marka Kurumuna yapılır.
Menşe adında ürünün tüm üretim aşamaları belirli bir coğrafi alanda gerçekleşir ve ürünün nitelikleri bütünüyle bu alana bağlıdır. Mahreç işaretinde ise üretim, işleme veya diğer aşamalardan en az birinin o alanda gerçekleşmesi yeterlidir. Bu ayrım, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında başvurunun türünü belirler.
Türkiye'de yerleşim yeri bulunan başvuru sahipleri işlemlerini kendileri veya vekil aracılığıyla yürütebilir; yurt dışında yerleşik başvuru sahipleri ise işlemlerini Kurum sicilinde kayıtlı vekil aracılığıyla yapmak zorundadır. Vekil, başvuru dosyasının, ürün özelliklerinin ve denetim koşullarının doğru hazırlanmasını sağlar.
Marka, patent ve tasarım tescili ile TÜRKPATENT işlemlerinde vekil desteği için bize ulaşın.
Yöresel ürünlerin coğrafi işaretle korunması, menşe adı ve mahreç işareti.
Devamını oku ›MakaleMarka vekilinin görevleri ve neden vekille çalışılmalı.
Devamını oku ›MakaleAvrupa patenti başvurusu, tek bir işlemle birden çok ülkede koruma imkânı sunar; başvuru aşamaları, inceleme süreci ve Türkiye'de validasyon açıklanıyor.
Devamını oku ›MakalePatent başvurusunun faydalı modele dönüştürülmesi, başvuru sahibinin talebiyle belirli aşamalarda mümkündür; dönüşümün şartları, usulü ve koruma farkları.
Devamını oku ›MakaleTasarım tescilinde vekilin rolü, başvuru, yenilik incelemesi ve TÜRKPATENT süreçleri.
Devamını oku ›MakaleMarkanın yurt dışında Madrid Protokolü ile korunması.
Devamını oku ›