Bize ulaşın! 0535 664 07 63cmyhukuk@gmail.comMarka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

Avrupa Patenti ve EPC Başvurusu

Avrupa Patent Sözleşmesi, tek bir başvuruyla birden çok Avrupa ülkesinde patent koruması elde edilmesini sağlar; Türkiye de bu sisteme taraftır.

EPC Sistemi Nedir?

Avrupa Patent Sözleşmesi (EPC), Avrupa Patent Ofisi (EPO) nezdinde yapılan tek bir başvuruyla, sözleşmeye taraf ülkelerde patent koruması elde edilmesine imkân tanır. Türkiye, EPC'ye taraf olup bu sistemin sağladığı kolaylıklardan yararlanır.

Başvuru Süreci

Başvuru EPO'ya yapılır; araştırma ve inceleme aşamalarından sonra Avrupa patenti verilir. Başvuru sahibi, korumadan yararlanmak istediği ülkeleri belirler. Süreç, ulusal başvurulara göre merkezî ve bütünleşik biçimde yürür.

Ulusal Aşamaya Giriş (Validasyon)

Avrupa patenti verildikten sonra, koruma istenen her ülkede ulusal aşamaya giriş (validasyon) işlemleri yapılır. Türkiye için, gerekli çevirilerin ve belgelerin TÜRKPATENT'e sunulmasıyla patent ulusal düzeyde geçerlilik kazanır.

Avantajları

Tek başvuruyla çok ülkede koruma, maliyet ve süreç yönetiminde önemli kolaylık sağlar. Başvuru ve validasyon işlemlerinin doğru yürütülmesi, korumanın istenen ülkelerde eksiksiz doğmasını sağlar.

Hukuki Destek

Avrupa patenti ve validasyon süreçleri, çeviri ve süre yönetimi gerektiren teknik işlemlerdir. Yurt dışı patent stratejinizin kurgulanması için patent vekili desteği almanız önemlidir.

İtiraz ve Hükümsüzlük Yolları

Avrupa patentinin verilmesine karşı üçüncü kişiler, verilme kararının Avrupa Patent Bülteninde yayımlanmasından itibaren dokuz ay içinde Avrupa Patent Ofisi nezdinde itiraz edebilir (EPC m.99). İtiraz, patentin bütün ülkeler bakımından tek elden incelenmesini sağlayan merkezî bir denetim yoludur. İnceleme sonunda patent aynen korunabilir, istemleri değiştirilerek sürdürülebilir veya bütünüyle kaldırılabilir. Bu süre kaçırıldığında merkezî denetim imkânı kapanır ve tartışma, ülke ülke yürüyen ulusal davalara kayar. İtiraz süreci yazılı aşama ve sözlü inceleme olarak yürür; bu aşamada sunulan deliller sonraki ulusal davalarda da tartışma konusu olur.

Türkiye bakımından ulusal aşamaya giren bir Avrupa patenti, ulusal patent gibi hüküm doğurur. Buna karşı hükümsüzlük davası, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.138'de sayılan yenilik, buluş basamağı, yeterli açıklama ve kapsam aşımı gibi sebeplere dayanılarak açılır. Görevli mahkeme fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesidir (m.156). Ulusal hükümsüzlük kararı yalnızca Türkiye bakımından sonuç doğurur; aynı patent diğer ülkelerde geçerliliğini sürdürebilir. Bu nedenle itiraz, hükümsüzlük ve tecavüz süreçleri arasındaki ilişki, savunma stratejisi kurulurken bir bütün olarak değerlendirilmelidir.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

En sık karşılaşılan hata, ulusal aşamaya giriş için öngörülen çeviri ve belge sunma süresinin kaçırılmasıdır. Verilme ilanından sonra işleyen bu süre içinde gerekli çeviriler Kuruma sunulmazsa, patent Türkiye bakımından hiç doğmamış gibi sonuç doğurur. İkinci sık hata, koruma istenecek ülkelerin baştan planlanmaması ve gereksiz ülkelerde masraf üretilmesidir. Üçüncü hata, yıllık ücretlerin ulusal aşamadan sonra hangi ofise ödeneceğinin karıştırılmasıdır; ödemenin aksaması hakkın sona ermesine yol açar. Dördüncü hata, buluşun ticari olarak kullanılacağı pazarlar ile koruma istenen ülkelerin örtüşmemesidir; bu durum korumayı işlevsiz kılar.

Çeviri kalitesi de sanıldığından önemlidir. İstemlerin Türkçe karşılığındaki daralma veya genişleme, tecavüz ve hükümsüzlük değerlendirmesinde tartışma yaratır. Bir diğer yaygın yanlış, itiraz sürecinin sonucu beklenirken ulusal işlemlerin ihmal edilmesidir; süreler birbirinden bağımsız işler. Adres ve vekil değişikliklerinin ofislere bildirilmemesi ise bildirimlerin ulaşmamasına ve savunma hakkının fiilen kullanılamamasına yol açar. Rüçhan belgelerinin zamanında sunulmaması da hak kaybı doğurur. Buluşu yapan ile başvuru sahibinin farklı olduğu hâllerde devir belgelerinin sunulmaması da işlemlerin askıya alınmasına yol açar; kayıtların güncel tutulması bu riski azaltır.

MevzuatAvrupa patenti, Avrupa Patent Sözleşmesi (EPC) kapsamında Avrupa Patent Ofisi (EPO) tarafından verilir; Türkiye sözleşmeye taraftır ve ulusal aşama işlemleri TÜRKPATENT nezdinde yürütülür.

Sıkça Sorulan Sorular

Avrupa patenti nasıl alınır?

Avrupa patenti, Avrupa Patent Sözleşmesi (EPC) kapsamında Avrupa Patent Ofisi'ne (EPO) yapılan tek bir başvuruyla alınır. Başvuru; şeklî inceleme, araştırma ve esasa ilişkin inceleme aşamalarından geçer, olumlu sonuçlanırsa Avrupa patenti verilir. Başvuru sahibi, korumadan yararlanmak istediği taraf ülkeleri kendisi belirler.

Avrupa patenti Türkiye'de geçerli olur mu?

Avrupa patenti Türkiye'de kendiliğinden geçerli olmaz; ulusal aşamaya giriş yani validasyon işlemlerinin yapılması gerekir. Türkiye EPC'ye taraf olduğundan, patent verildikten sonra gerekli çevirilerin ve belgelerin süresinde TÜRKPATENT'e sunulmasıyla koruma ulusal düzeyde hüküm doğurur. Validasyon süresi kaçırılırsa, Avrupa patenti verilmiş olsa dahi Türkiye bakımından koruma doğmaz.

Avrupa patenti ile ulusal patent başvurusu arasındaki fark nedir?

Temel fark, tek başvuruyla birden çok ülkede koruma yolunun açılmasıdır. Ulusal patent başvurusu yalnızca yapıldığı ülkede sonuç doğururken, EPC başvurusu EPO nezdinde merkezî olarak incelenir ve seçilen taraf ülkelerde validasyon ile geçerlilik kazanır. Bu yapı, maliyet ve süreç yönetiminde kolaylık sağlar.

TÜRKPATENT işlemlerinizde yanınızdayız

Marka, patent ve tasarım tescili ile TÜRKPATENT işlemlerinde vekil desteği için bize ulaşın.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar