Patent sahibi, buluşu kendisi üretmek yerine üçüncü kişilere lisans vererek de değerlendirebilir. Lisans sözleşmesi, hakkın mülkiyetini devretmeden kullanım yetkisi tanır.
Patent lisans sözleşmesi, patent sahibinin buluş üzerindeki kullanım yetkisini, mülkiyeti devretmeksizin lisans alana tanımasıdır. Lisans, patentin tamamı veya bir kısmı için ülke genelinde ya da belirli bir bölgede verilebilir.
İnhisari (tekel) lisansta patent sahibi başkasına lisans veremez ve aksi kararlaştırılmadıkça kendisi de buluşu kullanamaz. Basit lisansta ise patent sahibi hem buluşu kullanmaya hem de başkalarına lisans vermeye devam edebilir. Aksi belirtilmedikçe lisansın basit olduğu kabul edilir.
Patent sahibi, buluşun lisans süresince geçerli ve kullanılabilir olmasını sağlamakla; lisans alan ise kararlaştırılan lisans bedelini ödemek ve sözleşme şartlarına uygun kullanmakla yükümlüdür. Tarafların hak ve borçları sözleşmede açıkça belirlenmelidir.
Lisans, taraflar arasında sözleşmeyle kurulsa da üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi için sicile şerh edilmesi önem taşır. Şerh, lisans alanın hakkını sonraki devir ve işlemlere karşı güçlendirir.
Lisans bedeli, süre, alan, alt lisans ve fesih gibi konuların titizlikle düzenlenmesi uyuşmazlıkları önler. Sözleşmenin patent vekili ve avukat desteğiyle hazırlanması, tarafların menfaatlerini güvence altına alır.
SMK m. 148/4 uyarınca sınai mülkiyet hakkına ilişkin hukuki işlemler yazılı şekle tabidir. Lisans sözleşmesi için adi yazılı şekil yeterlidir; buna karşılık devir sözleşmelerinin geçerliliği, ancak noter tarafından onaylanmış şekilde yapılmış olmalarına bağlıdır. Lisans ile devir arasındaki bu şekil farkı, uygulamada en sık yapılan hatalardan birinin kaynağıdır.
Sicile kayıt geçerlilik değil, üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilirlik şartıdır. Hukuki işlemler taraflardan birinin talebi, ücretin ödenmesi ve yönetmelikteki şartların yerine getirilmesi hâlinde sicile kaydedilir ve Bültende yayımlanır; sicile kaydedilmeyen hukuki işlemlerden doğan haklar iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez (m. 148/5). Bu nedenle lisans alan için sicil kaydı, sonradan hakkı devralan üçüncü kişiye karşı korunmanın tek yoludur.
İki özel kural daha vardır. Garanti markasının veya ortak markanın devri ya da ortak marka için lisans verilmesi, sicile kayıt hâlinde geçerlidir (m. 148/7) — burada sicil doğrudan geçerlilik şartıdır. Ayrıca bu hükümler yalnız tescilli haklara değil, sınai mülkiyet hakkı başvurularına da uygulanır (m. 148/8); henüz tescil edilmemiş bir başvuru da lisansa konu olabilir.
İnhisari (tekel) lisansta patent sahibi başkasına lisans veremez ve aksi kararlaştırılmadıkça kendisi de buluşu kullanamaz. Basit lisansta ise hem kullanmaya hem başkalarına lisans vermeye devam edebilir. SMK m.124 uyarınca aksi belirtilmedikçe lisansın basit olduğu kabul edilir.
Lisans taraflar arasında sözleşmeyle kurulsa da, üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi için sicile şerh edilmesi önem taşır. Şerh, lisans alanın hakkını sonraki devir ve işlemlere karşı güçlendirir; şerhsiz lisans iyiniyetli üçüncü kişilere karşı zayıf kalabilir.
Lisans bedeli, süre, coğrafi alan, alt lisans yetkisi ve fesih şartlarının açıkça düzenlenmesi gerekir. Eksik veya belirsiz sözleşmeler uyuşmazlık doğurur; bu nedenle sözleşmenin patent vekili ve avukat desteğiyle hazırlanması tavsiye edilir.
Lisans sözleşmesi yazılı şekilde geçerli olur; sicile kayıt geçerlilik şartı değildir. Ancak sicile kaydedilmeyen işlemlerden doğan haklar iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez (SMK m. 148/5). Ortak marka lisansında ise sicile kayıt geçerlilik şartıdır (m. 148/7).
Patent lisanslama ve sözleşme süreçlerinde hukuki destek için bize ulaşın.