Patent isteme hakkı buluşu yapana aittir; bu hakkın bir başkasınca gasp edilmesi hâlinde gerçek hak sahibi, patentin kendisine devrini veya hükümsüzlüğünü talep edebilir.
Patent isteme hakkı, buluşu yapana veya onun haleflerine aittir ve devredilebilir. Birden çok kişi buluşu birlikte yapmışsa, aksi kararlaştırılmadıkça hak bunlara birlikte ait olur. Başvuruyu ilk yapan kişinin hak sahibi olduğu varsayılır.
Patent başvurusunun veya patentin, gerçek hak sahibi olmayan bir kişi tarafından yapılması ya da elde edilmesi gasp olarak nitelendirilir. Buluşu yapanın hakkı, başkası tarafından haksız biçimde sahiplenildiğinde gasptan söz edilir.
Gerçek hak sahibi; patentin kendisine devrini, başvuru üzerindeki hak sahipliğinin tanınmasını veya patentin hükümsüzlüğünü dava edebilir. Devir talebi, patentin gaspedildiğinin ileri sürülmesiyle açılır ve süreye tabidir.
Gasp nedeniyle hak sahipliği değiştiğinde, bu arada iyiniyetle hak iktisap etmiş üçüncü kişilerin durumu kanunda ayrıca düzenlenmiştir. Sürecin tarafları arasındaki menfaat dengesi gözetilir.
Patent isteme hakkına ilişkin uyuşmazlıklar teknik ve hukuki yönü ağır davalardır. Buluş sahipliğinizin korunması ve gasp hâlinde haklarınızın geri alınması için hukuki destek almanız önemlidir.
Patent gerçek hak sahibinden başkasına verilmişse, gerçek hak sahibi olduğunu ileri süren kişi patentin kendisine devrini mahkemeden talep edebilir. Patent üzerinde kısmi bir hak iddia ediliyorsa paylı mülkiyet esaslarına göre hak sahipliğinin tanınması istenebilir. Bu haklar, patentin verildiğine ilişkin yayım tarihinden itibaren iki yıl içinde kullanılır; kötü niyet hâlinde ise süre patentin koruma süresinin bitimine kadar uzar (6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.111). Başvuru aşamasında da hak sahipliğinin tanınması istenebileceğinden, patent verilmeden önce açılacak davalarda talebin buna göre şekillendirilmesi gerekir.
Süre hak düşürücü nitelikte olduğundan yayım tarihinin izlenmesi büyük önem taşır. Devir talebi ile hükümsüzlük talebi birbirinin alternatifidir; devir istendiğinde patent ayakta kalır ve yalnızca hak sahipliği değişir, hükümsüzlük istendiğinde ise patent geçmişe etkili biçimde ortadan kalkar. Talebin baştan doğru seçilmesi, sonradan hak kaybına uğranmaması bakımından belirleyicidir. Açılan dava ile bu dava sonucunda verilen kesinleşmiş hüküm sicile kaydedilerek Bültende yayımlanır. Devir kararının sicile kaydedilmesiyle birlikte önceki kayıt malikinin verdiği lisans ve diğer haklar kural olarak sona erer. Kanun bu kişiler için sınırlı bir koruma öngörmüştür.
Sınai Mülkiyet Kanunu'nda öngörülen davalarda görevli mahkeme fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesidir. Bu mahkemenin kurulmadığı yerlerde davalara, Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar (SMK m.156). Kurumun bu Kanun hükümlerine göre aldığı kararlara karşı açılacak davalarda ve Kurum aleyhine açılacak davalarda ise görevli ve yetkili mahkeme Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir. Bu düzenleme kesin yetki niteliğindedir. Kurum kararlarına karşı açılacak davalarda ayrıca idari itiraz yollarının tüketilmiş olması aranır; bu şart gözden kaçırıldığında dava usulden reddedilir.
Hak sahibinin üçüncü kişilere karşı açacağı davalarda yetkili mahkeme; davacının yerleşim yeri ya da hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesidir. Üçüncü kişilerin hak sahibine karşı açacağı davalarda ise davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (SMK m.156). Davacının Türkiye'de yerleşim yeri bulunmuyorsa, sicilde kayıtlı vekilin iş yerinin bulunduğu yer; vekillik kaydı silinmişse Kurum merkezinin bulunduğu yer mahkemesi yetkili olur. Yabancı hak sahipleri bakımından vekil aracılığıyla işlem yapma zorunluluğu bulunduğundan, sicildeki vekil kaydının güncelliği yetki bakımından da önem taşır.
Patent isteme hakkı, buluşu yapana veya onun haleflerine aittir ve bu hak başkalarına devredilebilir (6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.109). Buluş birden çok kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmişse, taraflar başka türlü kararlaştırmamışsa hak bunların tamamına aittir. Patent almak için ilk başvuran kişi, aksi ispat edilinceye kadar hak sahibi kabul edilir.
Patent gerçek hak sahibinden başkasına verilmişse, gerçek hak sahibi patentin kendisine devredilmesini mahkemeden talep edebilir (6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.111). Patent üzerinde kısmi bir hak iddia ediliyorsa, paylı mülkiyet esaslarına göre hak sahipliği tanınması istenebilir. Açılan dava ve kesinleşen hüküm sicile kaydedilerek Bültende yayımlanır.
Devir ve hak sahipliği talepleri, patentin verildiğine ilişkin yayım tarihinden itibaren iki yıl içinde kullanılır; kötüniyet hâlinde ise patentin koruma süresinin bitimine kadar ileri sürülebilir (6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.111/3). Henüz başvuru aşamasındaki hak sahipliği iddiaları ise başvuru sahibine karşı açılacak davayla ileri sürülür (m.110).
Marka, patent, faydalı model ve tasarım tescili ile sınai mülkiyet uyuşmazlıklarında hukuki destek için bize ulaşın.
Patent ve faydalı model kavramları, tescil süreci ve patent davaları.
Devamını oku ›MakaleBuluşların patentle korunması, başvuru aşamaları ve patentlenebilirlik şartları.
Devamını oku ›MakaleÇalışan buluşları, hizmet buluşu-serbest buluş ayrımı, bedel hakkı ve SMK dayanağı.
Devamını oku ›MakalePatent hakkına tecavüz hâlleri, açılabilecek davalar, tazminat ve SMK dayanağı.
Devamını oku ›MakaleFaydalı model koruması, patentten farkları ve başvuru süreci.
Devamını oku ›MakaleBuluşların korunmasında patent vekilinin rolü.
Devamını oku ›