Kanunda öngörülen bazı suç tiplerinde, kamu davası açılmadan önce şüphelinin belirli bir miktar parayı ödemesi karşılığında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesini sağlayan önödeme kurumu, ceza yargılama sürecini kısaltan önemli bir mekanizmadır. Bu kurum, hem yargı yükünü azaltmayı hem de sanığı uzun bir yargılama sürecinden korumayı amaçlar.
TCK m.75/1 kapsamında önödeme, uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adli para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının üst sınırı altı ayı aşmayan suçlarda uygulanır; bunlara ek olarak m.75/6’da sayılan suçlar da kapsama alınmıştır. Önödeme kapsamına giren suç listesi zaman içinde değişebildiğinden, güncel mevzuatın kontrol edilmesi büyük önem taşır.
Cumhuriyet savcısı, soruşturma aşamasında şüphelinin bu kurumdan yararlanabileceğini tespit ederse, kanunda belirtilen şekilde belirli bir miktarın ödenmesini teklif eder ve bu teklif şüphelinin kabulüne bağlı olarak işlerlik kazanır. Önödeme miktarı takdire bağlı değildir; adli para cezası maktu ise bu miktar, değilse aşağı sınırı, hapis cezasında ise aşağı sınırın her günü için kanunda belirtilen tutar esas alınarak hesaplanır (TCK m.75/1).
Şüphelinin teklif edilen miktarı süresi içinde ödemesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir, bu karar kesinleştiğinde aynı fiil nedeniyle yeniden kamu davası açılamaz ve bu durum şüpheli için önemli bir hukuki güvence sağlar. Bu sayede şüpheli, uzun bir yargılama sürecine maruz kalmadan hukuki belirsizlikten kurtulmuş olur.
Şüphelinin belirlenen süre içinde ödeme yapmaması durumunda ise önödeme hükümlerinden yararlanma hakkı ortadan kalkar ve soruşturma normal seyrinde devam eder, bu durumda gerekirse kamu davası açılarak yargılama sürdürülür. Ödemenin taksitler halinde yapılmasına imkân tanıyan düzenlemeler de uygulamada yer alabilir.
Önödeme, esas olarak sanık ile devlet arasındaki bir mekanizma iken, uzlaştırma mağdur ile şüphelinin doğrudan uzlaşmasına dayanır, bu iki kurum farklı suç tiplerinde ve farklı usullerle uygulanır ve birbirinin yerine geçemez.
Bir suç hem önödeme hem uzlaştırma kapsamında olabilecek şekilde düzenlenmemiştir, kanun her suç tipi için hangi kurumun uygulanacağını açıkça belirler, bu nedenle doğru kurumun tespiti önemlidir ve soruşturma aşamasında bu tespit savcılık tarafından yapılır.
TCK m.75 uyarınca önödeme tutarı, soruşturma giderleriyle birlikte Cumhuriyet savcılığınca yapılacak tebliğ üzerine on gün içinde ödendiğinde kamu davası açılmaz. 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunla eklenen cümleler uyarınca fail on gün içinde talep ederse bu miktarın birer ay ara ile üç eşit taksit hâlinde ödenmesine Cumhuriyet savcısı karar verir; taksitlerin süresinde ödenmemesi hâlinde önödeme hükümsüz kalır ve soruşturmaya devam edilir.
Tekrarlanan başvuru maliyetlidir. Taksirli suçlar hariç olmak üzere, önödemeye bağlı olarak kovuşturmaya yer olmadığına veya kamu davasının düşmesine karar verildiği tarihten itibaren beş yıl içinde önödemeye tabi bir suç işleyen faile teklif edilecek önödeme miktarı yarı oranında artırılır. Ödemeye bağlı kararlar bu amaçla tutulan ayrı bir sisteme kaydedilir ve yalnızca bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak istenmesi hâlinde kullanılabilir.
Kapsam, kanunda sayılan belirli suçlar bakımından genişletilmiştir. TCK m.75'in altıncı fıkrası; yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması, çevrenin taksirle kirletilmesi, özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma ve suçu bildirmeme suçlarını sayar. Aynı fıkraya 7/11/2024 tarihinde eklenip 24/12/2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanunla değiştirilen bentle hakaret suçu da üçüncü fıkranın (a) bendi hariç olmak üzere kapsama alınmıştır. Bu fıkra kapsamındaki suçların beş yıl içinde tekrar işlenmesi hâlinde fail hakkında aynı suçtan önödeme hükümleri uygulanmaz.
Uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç, yalnız adli para cezasını veya üst sınırı altı ayı aşmayan hapis cezasını gerektiren suçlarda uygulanır (TCK m.75/1). Ayrıca m.75/6’da sayılan suçlar da önödeme kapsamındadır.
Kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğinden mahkumiyet hükmü bulunmaz, bu durum adli sicile mahkumiyet olarak işlenmez. Önödeme, sanığın suçu kabul ettiği anlamına gelmez, sadece yargılama sürecini kısaltan bir tercihtir.
Önödeme hakkı ortadan kalkar ve soruşturma normal usulde devam ederek gerekirse kamu davası açılır. Bu durumda şüpheli, önödeme hakkından bir daha yararlanamaz.
Ödenebilir. TCK m.75 uyarınca fail on gün içinde talep ederse, tutarın birer ay ara ile üç eşit taksit hâlinde ödenmesine Cumhuriyet savcısı karar verir. Taksitler süresinde ödenmezse önödeme hükümsüz kalır ve soruşturmaya devam edilir.
Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında etkin savunma ve müdafilik hizmetiyle haklarınızı koruyoruz. Vakit kaybetmeden bize ulaşın.
Taksirle Yaralama Suçu ve Cezası hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›Makaleİhmali Davranışla Kasten Öldürme Suçu hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›Makaleİntihara Yönlendirme Suçu ve Ceza Sorumluluğu hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleEziyet Suçu Nedir ve Nasıl Cezalandırılır hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAyrımcılık ve Nefret Suçu TCK m.122 hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleHaberleşmenin Gizliliğini İhlal Suçu hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›