Çekin karşılıksız çıkması, 5941 sayılı Çek Kanunu uyarınca adli para cezası ve çek düzenleme yasağı gibi yaptırımları gündeme getiren bir suçtur.
Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibraz edildiğinde, çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine adli para cezasına hükmolunur. Suç, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişinin yetkilisi bakımından doğar.
Mahkeme, suçlu bulunan kişiyi çek bedelinin karşılıksız kalan kısmından az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırır. Ayrıca çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verilir. Bu yasak bankalara bildirilir ve kayda alınır.
Karşılıksız çek suçu şikâyete bağlıdır. Hamilin, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren öngörülen sürede ve her hâlde belirli bir süre içinde şikâyette bulunması gerekir. Sürenin kaçırılması, şikâyet hakkının düşmesine yol açar.
Çek bedelinin ödenmesi hâlinde, mahkemece verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kaldırılabilir. Karşılıksız kalan miktarın faiziyle birlikte ödenmesi, sürecin sona ermesinde belirleyici olur.
Karşılıksız çek hem cezai hem icra takibi boyutuyla teknik bir alandır. Hamil olarak alacağınızın tahsili ya da çek borçlusu olarak savunmanız için hukuki destek almanız önemlidir.
Karşılıksız çek suçundan açılan davalar icra mahkemesinde görülür. Çek Kanunu'nun 5. maddesi bu görevi açıkça düzenler ve yargılamada İcra ve İflas Kanunu'nun 347, 349, 350, 351, 352 ve 353. maddelerinde yer alan usul hükümlerinin uygulanacağını öngörür. Buna göre yargılama, genel ceza muhakemesinden farklı ve daha hızlı işleyen özel bir usule tabidir. Bu düzenleme, hamilin alacağına ilişkin cezai korumanın kısa sürede sonuçlanmasını amaçlar ve dosyanın baştan eksiksiz hazırlanmasını gerektirir. Ayrıca yargılamanın duruşmalı yürütülmesi ve tarafların dinlenmesi, savunma hakkının korunması bakımından bu usulde de esastır.
Yetkili yer bakımından Çek Kanunu seçimlik imkânlar tanır. Dava; çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği yer, çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer, hesap sahibinin yerleşim yeri ya da şikâyetçinin yerleşim yeri mahkemesinde görülebilir. Bu düzenleme, hamilin kendi bulunduğu yerde şikâyet hakkını kullanabilmesini sağlar. Şikâyet dilekçesine çekin aslı ya da bankaca onaylı fotokopisi ile karşılıksızdır işlemine ilişkin kayıtlar eklenmelidir; belgelerin eksikliği şikâyetin reddine yol açabilir. Yetkili yerlerden birinde şikâyette bulunulduğunda diğerinde ayrıca işlem yapılmasına gerek kalmaz; mükerrer şikâyet dosyaların birleştirilmesini gerektirebilir.
Çek, kambiyo senedi niteliğinde olduğundan hamil aynı anda iki ayrı yola başvurabilir. Alacağın tahsili için İcra ve İflas Kanunu'nun kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu hükümleri çerçevesinde takip başlatılabilir; karşılıksızlık nedeniyle ceza sorumluluğu ise ayrıca icra mahkemesinde şikâyet konusu yapılır. Bu iki yol birbirinin alternatifi değildir ve birlikte yürütülebilir. Ceza yargılamasında verilecek karar, alacağın varlığına ilişkin hukuki uyuşmazlığı tek başına çözmez. Buna karşılık takip sırasında yapılan ödemeler ceza sorumluluğunun kapsamını doğrudan etkiler; bu nedenle icra dosyasındaki tahsilat kayıtlarının şikâyet dosyasına sunulması yerinde olur. Her iki dosyanın birlikte izlenmesi çelişkili sonuçları önler.
İbraz süreleri, her iki yol bakımından da belirleyicidir. Türk Ticaret Kanunu, çekin düzenlendiği ve ödeneceği yerlere göre farklı ibraz süreleri öngörür; süresinde ibraz edilmeyen çekte müracaat borçlularına başvuru imkânı ortadan kalkabileceği gibi, karşılıksızdır işlemine bağlanan ceza sorumluluğu da doğmaz. Bu nedenle ibraz tarihinin çek arkasına usulüne uygun işlenmesi ve banka kayıtlarının temin edilmesi gerekir. Çek bedelinin faiziyle ödenmesi hâlinde ise Çek Kanunu'nun 6. maddesindeki sonuçlar gündeme gelir. Çekin üzerindeki düzenleme tarihinin gerçeğe aykırı biçimde ileri atılmış olması hâlinde ise ayrı bir uyuşmazlık doğar.
5941 sayılı Çek Kanunu m.5 uyarınca kanuni ibraz süresi içinde ibrazda karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine her bir çek için bin beş yüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Hükmedilecek ceza, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamaz.
Mahkeme, adli para cezasının yanında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına da hükmeder; yargılama sırasında bu yasağa koruma tedbiri olarak resen karar verilir. Yasak; çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi, tüzel kişi adına çek keşide edenler ve sermaye şirketlerinde tescilli yetkililer hakkında uygulanır (Çek Kanunu m.5).
Evet. Karşılıksız kalan çek bedelini, kanuni ibraz tarihinden işleyecek ticari işlerdeki temerrüt faiziyle birlikte tamamen ödeyen kişi hakkında yargılama aşamasında davanın düşmesine, hüküm kesinleşmişse hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilir (Çek Kanunu m.6). Şikâyetten vazgeçme hâlinde de aynı sonuç doğar.
Şirketler hukuku, ticari sözleşmeler ve ticari uyuşmazlıklarda hukuki destek için bize ulaşın.
Anonim şirket genel kurulunun kanunen sahip olduğu ve başka bir organa devredemeyeceği görev ve yetkiler 6102 sayılı TTK m.408 çerçevesinde açıklanır.
Devamını oku ›MakaleÇek, bono ve poliçeye dayalı hızlı icra yolu.
Devamını oku ›MakaleÇek, bono ve poliçenin kaybı/çalınması hâlinde iptal davası, ödemeden men ve TTK dayanağı.
Devamını oku ›MakaleBorçlu olmadığını ispat için açılan davalar.
Devamını oku ›MakaleTicari işlerde uygulanan faiz türleri ve temerrüt faizi.
Devamını oku ›MakaleHileli davranışlarla menfaat sağlama suçu ve nitelikli halleri.
Devamını oku ›