Bir ticaret şirketi sona erdiğinde tüzel kişiliği hemen son bulmaz; tasfiye süreci tamamlanıp şirket sicilden silinene kadar tüzel kişilik tasfiye amacıyla devam eder.
Şirket; sürenin dolması, amacın gerçekleşmesi, genel kurul kararı veya mahkeme kararı gibi sebeplerle sona erebilir. Sona erme, iflas dışındaki hâllerde tasfiye sürecini başlatır; bu süreçte şirket 'tasfiye hâlinde' ibaresiyle anılır.
Tasfiye işlemleri, esas sözleşme veya genel kurulca atanan tasfiye memurlarınca yürütülür. Atama yapılmamışsa bu görevi yönetim organı üstlenir. Tasfiye memurları, devam eden işleri tamamlar, alacakları toplar ve borçları öder.
Tasfiyeye giren şirketin alacaklıları çağrılır ve alacaklarını bildirmeye davet edilir. Şirket malvarlığı, kalan borçlar ödenmeden pay sahiplerine dağıtılamaz. Bu kurallar, alacaklıların korunmasını amaçlar.
Borçların ödenmesi ve kalan varlığın pay sahiplerine dağıtılmasının ardından tasfiye tamamlanır. Şirket, ticaret sicilinden silinmesiyle tüzel kişiliğini kaybeder. Silinmeden önce gözetilmesi gereken bekleme süreleri vardır.
Tasfiye, ortaklar ve alacaklılar açısından hak kayıplarına yol açabilen teknik bir süreçtir. İşlemlerin kanuna uygun ve eksiksiz yürütülmesi için hukuki destek almanız önemlidir.
Tasfiye hâlindeki şirketin borçları ödendikten ve pay bedelleri geri verildikten sonra kalan varlık, esas sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa pay sahipleri arasında ödedikleri sermaye ve imtiyaz hakları oranında dağıtılır (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.543). Tasfiye payında imtiyaz bulunuyorsa esas sözleşmedeki düzenleme uygulanır. Esas sözleşmede veya genel kurul kararında aksine hüküm yoksa dağıtma para olarak yapılır; ayni dağıtım ancak açık bir düzenlemeyle mümkün olur. Dağıtımdan önce vergi ve sosyal güvenlik yükümlülüklerinin tamamlanmış olması da aranır; bu yükümlülükler sicilden silinme aşamasında ayrıca denetlenir.
Alacaklılara üçüncü kez yapılan çağrı tarihinden itibaren üç ay geçmedikçe kalan varlık dağıtılamaz. Hâl ve duruma göre alacaklılar bakımından bir tehlike bulunmadığı takdirde mahkeme, bu süre dolmadan da dağıtıma izin verebilir. Bekleme süresine uyulmadan yapılan dağıtım tasfiye memurlarının sorumluluğunu doğurabilir; tasfiye memurları, yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin hükümlere tabidir (TTK m.553). Bu nedenle çağrı ilanlarının tarihleri ve içerikleri özenle belgelenmelidir. Alacağını süresinde bildirmeyen alacaklının hakkı kural olarak düşmez; ancak dağıtım tamamlanmışsa alacağını elde etmesi fiilen güçleşir. Bu nedenle ilanların izlenmesi önem taşır.
Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa; son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin yeniden tescilini isteyebilir (TTK m.547). Mahkeme istemi yerinde görürse ek tasfiye için yeniden tescile karar verir; bu işlemleri yürütmek üzere son tasfiye memurlarını veya yeni kişileri tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir. Ek tasfiye istemi tasfiyenin baştan yeniden yapılması anlamına gelmez; kapsam, gerekli görülen işlemlerle sınırlı tutulur ve mahkeme bu sınırı kararında gösterir.
Ek tasfiye çoğunlukla, sicilden silinmeden sonra ortaya çıkan bir malvarlığı unsurunun, tahsil edilmemiş bir alacağın ya da sonuçlanmamış bir davanın bulunması hâlinde gündeme gelir. Şirket yalnızca bu işlemler sonuçlanıncaya kadar yeniden tescil edilir. Tasfiyeden dönme ise ayrı bir kurumdur; tasfiye payları dağıtılmaya başlanmadan önce, kanunda öngörülen koşullarla genel kurul kararıyla şirketin faaliyetine devam etmesine karar verilmesi mümkündür. Her iki kurumda da ticaret sicili kayıtlarının güncellenmesi zorunlu olduğundan tescil ve ilan işlemlerinin zamanında yapılması gerekir. Aksi hâlde durum üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
Hayır, sona erme ile tüzel kişilik son bulmaz; şirket, tasfiye işlemleri tamamlanıp ticaret sicilinden silinene kadar tasfiye amacıyla varlığını sürdürür. Bu süreçte unvan, tasfiye hâlinde ibaresiyle kullanılır. Anonim şirketin sona ermesi ve tasfiyesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.529 ve devamında düzenlenmiştir.
Tasfiye memurları, esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla atanan kişilerdir; atama yapılmamışsa bu görevi yönetim organı üstlenir. Devam eden işleri tamamlar, şirketin alacaklarını toplar, borçlarını öder ve kalan varlığı dağıtır. Tasfiye memurlarının atanması ve görevleri 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.536 ve devamında düzenlenmiştir.
Alacaklı oldukları şirket defterlerinden anlaşılan ve yerleşim yeri bilinen kişiler taahhütlü mektupla, diğer alacaklılar ise Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ve şirketin internet sitesinde birer hafta arayla yapılacak üç ilanla çağrılır. Bu usul 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.541'de düzenlenmiştir. Borçlar ödenmeden kalan varlık pay sahiplerine dağıtılamaz.
Şirketler hukuku, ticari sözleşmeler ve ticari uyuşmazlıklarda hukuki destek için bize ulaşın.
Limited şirkette haklı sebeple fesih davası, ortağın çıkarılması ve TTK m.636 dayanağı.
Devamını oku ›MakaleOrtağın şirketten ayrılması, çıkarılması ve ayrılma payı.
Devamını oku ›MakaleLimited şirketin kuruluş aşamaları, sermaye ve ortak sayısı.
Devamını oku ›MakaleAnonim şirketin kuruluşu, sermayesi ve yönetim yapısı.
Devamını oku ›MakaleTicari işletmenin devri, borçlardan sorumluluk, devrin şekli ve TTK-TBK dayanağı.
Devamını oku ›MakaleBorçlarını ödeyemeyen işletmeler için konkordato süreci.
Devamını oku ›