Bize ulaşın! 0535 664 07 63cmyhukuk@gmail.comMarka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

Ticaret Şirketlerinde Tasfiye

Bir ticaret şirketi sona erdiğinde tüzel kişiliği hemen son bulmaz; tasfiye süreci tamamlanıp şirket sicilden silinene kadar tüzel kişilik tasfiye amacıyla devam eder.

Sona Erme ve Tasfiye

Şirket; sürenin dolması, amacın gerçekleşmesi, genel kurul kararı veya mahkeme kararı gibi sebeplerle sona erebilir. Sona erme, iflas dışındaki hâllerde tasfiye sürecini başlatır; bu süreçte şirket 'tasfiye hâlinde' ibaresiyle anılır.

Tasfiye Memurları

Tasfiye işlemleri, esas sözleşme veya genel kurulca atanan tasfiye memurlarınca yürütülür. Atama yapılmamışsa bu görevi yönetim organı üstlenir. Tasfiye memurları, devam eden işleri tamamlar, alacakları toplar ve borçları öder.

Alacaklıların Korunması

Tasfiyeye giren şirketin alacaklıları çağrılır ve alacaklarını bildirmeye davet edilir. Şirket malvarlığı, kalan borçlar ödenmeden pay sahiplerine dağıtılamaz. Bu kurallar, alacaklıların korunmasını amaçlar.

Tasfiyenin Sonu

Borçların ödenmesi ve kalan varlığın pay sahiplerine dağıtılmasının ardından tasfiye tamamlanır. Şirket, ticaret sicilinden silinmesiyle tüzel kişiliğini kaybeder. Silinmeden önce gözetilmesi gereken bekleme süreleri vardır.

Hukuki Destek

Tasfiye, ortaklar ve alacaklılar açısından hak kayıplarına yol açabilen teknik bir süreçtir. İşlemlerin kanuna uygun ve eksiksiz yürütülmesi için hukuki destek almanız önemlidir.

Alacaklıların Korunması ve Dağıtım Süresi

Tasfiye hâlindeki şirketin borçları ödendikten ve pay bedelleri geri verildikten sonra kalan varlık, esas sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa pay sahipleri arasında ödedikleri sermaye ve imtiyaz hakları oranında dağıtılır (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.543). Tasfiye payında imtiyaz bulunuyorsa esas sözleşmedeki düzenleme uygulanır. Esas sözleşmede veya genel kurul kararında aksine hüküm yoksa dağıtma para olarak yapılır; ayni dağıtım ancak açık bir düzenlemeyle mümkün olur. Dağıtımdan önce vergi ve sosyal güvenlik yükümlülüklerinin tamamlanmış olması da aranır; bu yükümlülükler sicilden silinme aşamasında ayrıca denetlenir.

Alacaklılara üçüncü kez yapılan çağrı tarihinden itibaren üç ay geçmedikçe kalan varlık dağıtılamaz. Hâl ve duruma göre alacaklılar bakımından bir tehlike bulunmadığı takdirde mahkeme, bu süre dolmadan da dağıtıma izin verebilir. Bekleme süresine uyulmadan yapılan dağıtım tasfiye memurlarının sorumluluğunu doğurabilir; tasfiye memurları, yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin hükümlere tabidir (TTK m.553). Bu nedenle çağrı ilanlarının tarihleri ve içerikleri özenle belgelenmelidir. Alacağını süresinde bildirmeyen alacaklının hakkı kural olarak düşmez; ancak dağıtım tamamlanmışsa alacağını elde etmesi fiilen güçleşir. Bu nedenle ilanların izlenmesi önem taşır.

Ek Tasfiye ve Tasfiyeden Dönme

Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa; son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin yeniden tescilini isteyebilir (TTK m.547). Mahkeme istemi yerinde görürse ek tasfiye için yeniden tescile karar verir; bu işlemleri yürütmek üzere son tasfiye memurlarını veya yeni kişileri tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir. Ek tasfiye istemi tasfiyenin baştan yeniden yapılması anlamına gelmez; kapsam, gerekli görülen işlemlerle sınırlı tutulur ve mahkeme bu sınırı kararında gösterir.

Ek tasfiye çoğunlukla, sicilden silinmeden sonra ortaya çıkan bir malvarlığı unsurunun, tahsil edilmemiş bir alacağın ya da sonuçlanmamış bir davanın bulunması hâlinde gündeme gelir. Şirket yalnızca bu işlemler sonuçlanıncaya kadar yeniden tescil edilir. Tasfiyeden dönme ise ayrı bir kurumdur; tasfiye payları dağıtılmaya başlanmadan önce, kanunda öngörülen koşullarla genel kurul kararıyla şirketin faaliyetine devam etmesine karar verilmesi mümkündür. Her iki kurumda da ticaret sicili kayıtlarının güncellenmesi zorunlu olduğundan tescil ve ilan işlemlerinin zamanında yapılması gerekir. Aksi hâlde durum üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.

MevzuatAnonim şirketin sona ermesi ve tasfiyesi 6102 sayılı TTK m.529 ve devamında düzenlenmiştir; tasfiye memurları ve alacaklıların korunmasına ilişkin hükümler bu kapsamdadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Şirket sona erdiğinde tüzel kişilik hemen son bulur mu?

Hayır, sona erme ile tüzel kişilik son bulmaz; şirket, tasfiye işlemleri tamamlanıp ticaret sicilinden silinene kadar tasfiye amacıyla varlığını sürdürür. Bu süreçte unvan, tasfiye hâlinde ibaresiyle kullanılır. Anonim şirketin sona ermesi ve tasfiyesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.529 ve devamında düzenlenmiştir.

Tasfiye memuru kimdir ve görevleri nelerdir?

Tasfiye memurları, esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla atanan kişilerdir; atama yapılmamışsa bu görevi yönetim organı üstlenir. Devam eden işleri tamamlar, şirketin alacaklarını toplar, borçlarını öder ve kalan varlığı dağıtır. Tasfiye memurlarının atanması ve görevleri 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.536 ve devamında düzenlenmiştir.

Tasfiyede alacaklılar nasıl korunur?

Alacaklı oldukları şirket defterlerinden anlaşılan ve yerleşim yeri bilinen kişiler taahhütlü mektupla, diğer alacaklılar ise Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ve şirketin internet sitesinde birer hafta arayla yapılacak üç ilanla çağrılır. Bu usul 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.541'de düzenlenmiştir. Borçlar ödenmeden kalan varlık pay sahiplerine dağıtılamaz.

Ticari işlerinizde yanınızdayız

Şirketler hukuku, ticari sözleşmeler ve ticari uyuşmazlıklarda hukuki destek için bize ulaşın.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar