Tazminat davası sonuçlanmadan önce zarar görenin geçici ödeme talep edebilmesinin şartları ve sonuçları.
Tazminat davaları, bilirkişi incelemesi, maluliyet raporu ve aktüerya hesabı gerektirdiği için uzun sürer. Bu sürede tedavi ve geçim masraflarıyla baş başa kalan zarar göreni korumak amacıyla kanun bir ara koruma öngörmüştür: geçici ödeme.
TBK m. 76/1 uyarınca zarar gören, iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunduğu ve ekonomik durumu da gerektirdiği takdirde hâkim, istem üzerine davalının zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verebilir. Bu, ihtiyati tedbirden farklı, tazminat hukukuna özgü bir kurumdur.
Hüküm üç şartı birlikte arar. Birincisi talep: hâkim re'sen karar veremez, zarar görenin istemi gerekir. İkincisi iddianın haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar: kaza tespit tutanağı, hastane kayıtları, kusur durumunu gösteren belgeler gibi yaklaşık ispat düzeyinde deliller sunulmalıdır.
Üçüncüsü ekonomik durumun gerektirmesi: zarar görenin tedavi giderlerini veya geçimini karşılayamayacak durumda olması aranır. Bu şart, kurumu genel bir peşin tahsil yolu olmaktan çıkarır ve gerçekten ihtiyaç içindeki zarar görenle sınırlar. Miktar hâkimin takdiriyle ve ihtiyaçla orantılı belirlenir.
TBK m. 76/2 uyarınca davalının yaptığı geçici ödemeler, hükmedilen tazminata mahsup edilir. Yani geçici ödeme ek bir kalem değildir; nihai tazminattan düşülür ve davalıya iki kez ödeme yükü getirmez.
Dava reddedilirse ne olur? Kanun bunu da düzenler: tazminata hükmedilmezse hâkim, davacının aldığı geçici ödemeleri, yasal faizi ile birlikte geri vermesine karar verir. İade kararı aynı davada verilir; ayrı bir dava açılması gerekmez. Bu nedenle geçici ödeme talebi, dava esasında kaybedilme ihtimali gözetilerek ölçülü istenmelidir.
Geçici ödeme özellikle ağır bedensel zararlı trafik ve iş kazalarında işlev görür: ameliyat, protez, rehabilitasyon ve bakım giderleri yargılamayı bekleyemez. Ayrıca ölümlü kazalarda destekten yoksun kalan eş ve çocukların geçimi bakımından da başvurulabilir.
Talep, dava dilekçesiyle birlikte veya yargılamanın herhangi bir aşamasında ileri sürülebilir. Sigorta şirketinin poliçe limitleri içinde yaptığı ödemeler de nihai tazminattan mahsup edildiğinden, geçici ödeme talebinde daha önce sigortadan alınan tutarların mahkemeye bildirilmesi gerekir.
Geçici ödeme, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz ile karıştırılmamalıdır. İhtiyati tedbir bir malın veya durumun korunmasını sağlar; geçici ödeme ise doğrudan zarar görene para ödenmesine hükmeder. İkisi birlikte de istenebilir.
Trafik kazalarında ayrıca zorunlu trafik sigortasına doğrudan başvuru yolu vardır ve sigortacının on beş gün içinde cevap verme yükümlülüğü bulunur. Pratikte hızlı sonuç almanın yolu çoğu zaman önce sigortaya başvurmak, ardından bakiye için dava açıp geçici ödeme talep etmektir.
Zarar görenin talebi, iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunması ve ekonomik durumunun gerektirmesi birlikte aranır (TBK m. 76/1).
Hayır. Davalının yaptığı geçici ödemeler hükmedilen tazminata mahsup edilir (TBK m. 76/2); ek bir kalem oluşturmaz.
Evet. Tazminata hükmedilmezse hâkim, davacının aldığı geçici ödemeleri yasal faizi ile birlikte geri vermesine karar verir. İade kararı aynı davada verilir.
Dava dilekçesiyle birlikte veya yargılamanın herhangi bir aşamasında istenebilir. Hâkim re'sen karar veremez; talep şarttır.
Hayır. İhtiyati tedbir bir malın veya durumun korunmasını sağlar; geçici ödeme ise doğrudan zarar görene para ödenmesine hükmeder. İkisi birlikte de istenebilir.
Marka, patent ve tasarım haklarınızın korunmasında hukuki destek için bize ulaşın.