VUK m. 13'te sayılan mücbir sebeplerden birinin bulunması hâlinde, m. 15 uyarınca bu sebep ortadan kalkıncaya kadar vergi ödevlerine ilişkin süreler işlemez ve tarh zamanaşımı işlemeyen süreler kadar uzar. Hükmün uygulanması için mücbir sebebin malum olması veya ilgililerce ispat ya da tevsik edilmesi gerekir.
Kanun dört grup sayar: vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel olacak derecede ağır kaza, ağır hastalık ve tutukluluk; yangın, yer sarsıntısı ve su basması gibi afetler; kişinin iradesi dışında meydana gelen mecburi gaybubetler; sahibinin iradesi dışındaki sebeplerle defter ve belgelerin elden çıkması.
Sayım sınırlayıcı değildir ("gibi hallerdir"); benzer ağırlıkta, iradeyi aşan durumlar da mücbir sebep kabul edilebilir.
Değerlendirme ödev bazında yapılır: sebep, hangi ödevin ifasını engelliyorsa süre durması o ödev yönünden sonuç doğurur.
Mücbir sebep süresince beyanname verme, ödeme, bildirim ve ibraz gibi vergi ödevlerine ilişkin süreler işlemez; sebep kalktığında süreler kaldığı yerden devam eder.
Karşılığında tarh zamanaşımı da işlemeyen süre kadar uzar; idarenin tarh yetkisi, duraksayan süre kadar ileri taşınır.
Durma, mücbir sebebin doğduğu anda kendiliğinden başlar; idarenin kabulüne bağlı değildir, ancak uyuşmazlıkta yargı denetimine tabidir.
Mücbir sebep herkesçe biliniyorsa (genel afet) ayrıca ispat gerekmez; kişisel hâllerde ise hastane raporu, itfaiye ve kolluk tutanakları, tutukluluk müzekkeresi gibi belgelerle tevsik zorunludur.
Defter ve belgelerin kaybında; olayın iradeyi aştığının inandırıcı biçimde ortaya konması gerekir, aksi hâlde ibraz etmeme gizleme sayılma riski taşır.
Belgeler olay tarihine yakın düzenlenmiş olmalı; sonradan alınan soyut yazılar ispat gücü taşımaz.
Hazine ve Maliye Bakanlığı; bölge, il, ilçe, sektör veya mükellef grupları itibarıyla mücbir sebep hâli ilan edebilir ve bu sürede yerine getirilemeyecek ödevleri belirleyebilir.
2024 değişikliğine göre ilan edilen mücbir sebep, kural olarak olayın gerçekleştiği ayı izleyen üçüncü ayın son günü bitmiş sayılır; Bakanlık bu süreyi on sekizinci ayın sonuna kadar uzatabilir.
İlan kapsamındaki mükellefler için ayrıca bireysel ispat aranmaz; kapsam dışında kalanlar kendi durumlarını belgelemek zorundadır.
Süreler işlemediğinden, mücbir sebep dönemindeki gecikmeler için usulsüzlük ve vergi ziyaı cezası kesilemez; kesilmişse dava yolu açıktır.
Mücbir sebep, ödevin tamamen ortadan kalkması değildir: sebep kalktıktan sonra ödevlerin kalan sürede yerine getirilmesi gerekir.
Zor durum mühleti için başvuru şarttır ve faiz işlemeye devam edebilir; mücbir sebepte ise durma kendiliğindendir.
Mücbir sebep iddiası, süre geçtikten sonra kesilen cezalara karşı dava aşamasında da ileri sürülebilir; ancak belgelendirme olay anına yakın yapılırsa ispat gücü artar.
Meslek mensubunun (mali müşavirin) ağır hastalığı, mükellefin ödevleri yönünden mücbir sebep oluşturabilir; bu hâlde vekâlet ilişkisi ve fiili imkânsızlık belgelenmelidir.
Mücbir sebep ile zor durum farklıdır: zor durumda süreler işlemeye devam eder, yalnız Bakanlıkça mühlet verilebilir; iki kurumun şartları karıştırılmamalıdır.
Ağır kaza, ağır hastalık, tutukluluk; yangın, deprem, su basması gibi afetler; iradeyi aşan mecburi gaybubetler; defter ve belgelerin irade dışı elden çıkması ve benzeri hâller.
Sebep ortadan kalkıncaya kadar işlemez; sebep kalkınca kaldığı yerden devam eder. Tarh zamanaşımı da işlemeyen süre kadar uzar.
Herkesçe bilinen afetlerde ispat gerekmez; kişisel hâllerde rapor, tutanak ve resmi belgelerle tevsik edilir.
Kural olarak olayın gerçekleştiği ayı izleyen üçüncü ayın son günü; Bakanlık bunu on sekizinci ayın sonuna kadar uzatabilir.
Hayır; süreler işlemediğinden gecikme nedeniyle ceza kesilemez, kesilmişse iptali istenir.
İtiraz, uzlaşma ve vergi davası süreçlerinde destek için bize ulaşın.