Kiraya veren, kendisine bildirilen ayıbı makul sürede gidermezse kanun kiracıya belirli şartlarla ayıbı kendisinin giderip masrafını geri isteme imkânı tanır.
Türk Borçlar Kanunu m.306 hükmü, kiracının kiraya verenden kiralanandaki ayıbın uygun bir sürede giderilmesini isteyebileceğini düzenler. Kiraya veren bu talebe rağmen ayıbı bu sürede gidermezse kiracı, ayıbı kiraya veren hesabına gidertebilir ve bundan doğan alacağını kira bedelinden indirebilir; dilerse kiralananın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini de isteyebilir. Bu yol, özellikle kiraya verenin ulaşılamadığı veya sürekli erteleme yaptığı durumlarda kiracıya pratik bir çözüm sunar.
Bu yetkinin kullanılabilmesi için öncelikle ayıbın kiraya verene bildirilmiş olması, giderilmesi için uygun bir sürenin tanınması ve masrafın zorunlu, ayıp ile orantılı nitelikte olması aranır; bildirimin ispat kolaylığı bakımından yazılı yapılması yerinde olur. Kiracının kendi inisiyatifiyle lüks veya kapsamlı yenileme yapması bu kapsamda kabul edilmez. Masrafın, ayıbın giderilmesi için gerçekten gerekli olan işlemlerle sınırlı tutulması, talebin kabul görmesi açısından önemlidir.
Kiracı yaptığı masrafı, elindeki fatura ve belgelerle kiraya verenden yazılı olarak talep edebilir; ödenmemesi halinde bu tutarı takip eden kira bedelinden mahsup edebileceği gibi, ayrıca alacak davası da açabilir. Mahsup hakkının kullanılması durumunda kiraya verene mahsubun yapıldığı ve gerekçesi bildirilmelidir. Mahsup bildirimi yazılı yapılmalı ve tutarın dayanağı olan belgeler bu bildirime eklenmelidir.
Uygulamada mahsup yöntemi tercih edildiğinde, kiraya verenin sonradan kira alacağı için tahliye talebinde bulunması ihtimaline karşı kiracının masraf belgelerini, bildirim yazışmalarını ve mahsup bildirimini saklaması büyük önem taşır. Bu belgeler, olası bir tahliye davasında kiracının mahsup işlemini haklı gösterecek en önemli dayanaklardır.
Kiracının bu yetkiyi kötüye kullanması, örneğin ayıp bulunmadığı halde masraf yaptığını iddia etmesi veya orantısız yüksek tutarlarda işlem yaptırması kiraya verene itiraz ve zarar talebi hakkı doğurur. Bu nedenle mümkünse onarım öncesi durumun fotoğrafla belgelenmesi, teklif alınması önerilir. Birden fazla teklif arasından makul olanı seçmek, masrafın orantılı olduğunu göstermeye yardımcı olur.
Önemli ve acil onarımlar dışında, kiraya verenin onayı alınmadan yapılan büyük çaplı değişiklikler masraf talebine konu edilemeyebilir; bu tür durumlarda mahkeme, masrafın zorunluluğunu ve makul ölçüde olup olmadığını bilirkişi aracılığıyla değerlendirir. Bilirkişi incelemesi genellikle piyasa fiyatlarıyla karşılaştırma yapılarak yürütülür. Kiracının masraf yapmadan önce mümkünse kiraya verenden yazılı onay alması, ileride çıkabilecek tartışmaların en etkili önleyicisidir.
Kural olarak önce kiraya verene bildirim yapılmalı ve makul süre tanınmalıdır; yalnızca acil ve hayati tehlike arz eden durumlarda önceden onay aranmaksızın onarım yaptırılabilir.
Evet, kiracı yaptığı zorunlu ve belgelenmiş masrafı kiraya verene bildirerek takip eden kira bedelinden mahsup edebilir.
Evet, genel zamanaşımı süreleri içinde talep edilmelidir; gecikme durumunda ispat güçleşebileceğinden erken harekete geçilmesi önerilir.
Tahliye, kira tespiti, uyarlama ve kira alacağı süreçlerinde kiracı ve kiraya veren olarak haklarınızı koruyoruz. Bize ulaşın.
Yeniden kiralama yasağı, gereksinim veya yeniden inşa için boşaltılan taşınmazın eski kiracı dışındakilere kiralanmasını sınırlar; sonuçları ele alınıyor.
Devamını oku ›MakaleKiralananın Teslim Borcu ve Teslimde Gecikmenin Sonuçları hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKiralananın Ayıplı Olması Halinde Kira Bedelinde İndirim hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKiralananın Sözleşme Süresince Sonradan Ayıplı Hale Gelmesi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAlt Kira İlişkisinde Kiraya Verenin Doğrudan Talep Hakkı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleBelirsiz Süreli Kira Sözleşmesinde Fesih Bildirim Süreleri hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›