İşyeri veya bir bölümü devredildiğinde, mevcut iş sözleşmeleri tüm hak ve borçlarıyla devralana geçer. İşçinin kıdemi ve hakları korunur; devir tek başına haklı fesih sebebi oluşturmaz.
İşyeri devri, işyerinin veya bir bölümünün hukuki bir işleme dayalı olarak başka bir işverene geçmesidir. Devir hâlinde iş ilişkileri kendiliğinden devralan işverenle devam eder; işçilerin ayrıca rıza göstermesi gerekmez.
Devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmeleri, bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçer. İşçinin ücreti, çalışma koşulları ve kıdemi aynen korunur; devralan işveren önceki koşulları tek taraflı olarak kötüleştiremez.
İşçinin kıdem süresi, devreden işyerindeki çalışmaları da kapsayacak şekilde devam eder. Kıdem tazminatı hesabında, işçinin ilk işe başladığı tarih esas alınır; bu, işçi lehine bir korumadır.
Devirden önce doğmuş işçilik alacaklarından devreden işveren de belirli bir süre devralanla birlikte sorumlu olur. Bu düzenleme, işçinin alacaklarını güvence altına almayı amaçlar.
İşyeri devri, işçi veya işveren açısından tek başına haklı fesih sebebi sayılmaz. Devir sürecinde işçilik haklarının korunması ve olası uyuşmazlıkların yönetimi iş hukuku avukatı desteğiyle yürütülmelidir.
Devrin gerçekleşip gerçekleşmediği, çoğu uyuşmazlıkta ilk tartışma konusudur. Ticaret sicili kayıtları, devir sözleşmesi, kira ve ruhsat belgeleri, Sosyal Güvenlik Kurumu işyeri sicil numarasının nakli ile makine, demirbaş ve müşteri çevresinin aktarımına ilişkin belgeler devrin göstergesi sayılır. İşçinin aynı yerde, aynı işi kesintisiz sürdürmesi de önemli bir karinedir. Devrin varlığı kabul edildiğinde, iş sözleşmeleri bütün hak ve borçlarıyla devralana geçmiş olur. Devrin tarihi de ayrıca belirlenmelidir; sorumluluk düzeni bu tarihe göre kurulduğundan tarihin belgelenmesi zorunludur.
Kıdemin ispatında Sosyal Güvenlik Kurumu hizmet dökümü, ücret bordroları, banka ödeme kayıtları ve işyeri belgeleri esas alınır. Ücretin miktarı çekişmeliyse tanık beyanları ile meslek kuruluşlarından alınacak emsal ücret araştırması değerlendirilir. İşverence tutulması zorunlu belgelerin ibrazı yükümlülüğü, işçinin ispat güçlüğünü hafifletir. İbraname ve makbuz niteliğindeki belgeler dar yorumlanır; banka kaydıyla desteklenmeyen ibra beyanları çoğu kez sonuç doğurmaz. Bordroda gösterilen tutarla banka kaydı arasındaki farklar, ücretin gerçek miktarı bakımından güçlü bir gösterge oluşturur; ihtirazi kayıt konulan bordrolar ayrıca değerlendirilir.
İlk hata, işyeri devrini fesih sayarak işçiye yeni sözleşme imzalatmak ve kıdemi sıfırlamaya çalışmaktır. Kıdem, ilk işe giriş tarihinden itibaren hesaplanır ve devirle kesilmez. İkinci hata, devir sırasında işçiye çıkış verilip aynı gün yeniden giriş yapılmasıdır; bu işlem, hakların korunmasına ilişkin emredici düzenlemeyi etkisiz kılmaz. Üçüncü hata, husumetin yalnızca tek işverene yöneltilerek sorumluluk düzeninin gözden kaçırılmasıdır. Dördüncü hata, devir sonrası yıllık izin kayıtlarının devralana aktarılmaması ve kullanılan izinlerin ispat edilememesidir; izin kayıtlarının usulüne uygun tutulması gerekir.
4857 sayılı Kanun m.6 uyarınca devirden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden işveren, devralanla birlikte iki yıl süreyle sorumludur. Bu süre geçtikten sonra talep yalnızca devralana yöneltilebilir. Devreden veya devralan işveren, devri tek başına haklı fesih sebebi olarak kullanamaz; ekonomik ve teknolojik gereklerin varlığı hâlinde fesih hakkı ise saklıdır. Çalışma koşullarında esaslı değişiklik yapılacaksa işçinin yazılı onayı aranır. Devrin işçiye yazılı olarak bildirilmemesi de sık rastlanan bir eksikliktir; bildirim, sonraki tartışmaların önemli bir bölümünü baştan önler.
Hayır. 4857 sayılı İş Kanunu m.6 uyarınca devirde iş sözleşmeleri bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçer; iş ilişkisi kendiliğinden devam eder. İşçinin ayrıca rıza göstermesi gerekmez ve mevcut koşulları tek taraflı kötüleştirilemez.
İşçinin kıdem süresi, devreden işyerindeki çalışmaları da kapsayacak şekilde devam eder. Kıdem tazminatı hesabında işçinin ilk işe başladığı tarih esas alınır; bu, işçi lehine bir korumadır.
Devirden önce doğmuş işçilik alacaklarından devreden işveren de, kanunda öngörülen süreyle devralanla birlikte sorumlu olur. Bu düzenleme, işçinin alacaklarını güvence altına almayı amaçlar. İşyeri devri tek başına haklı fesih sebebi sayılmaz.
İşyeri devri, kıdem ve işçilik alacakları konularında hukuki destek için bize ulaşın.