İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Bu yükümlülük; risklerin önlenmesi, eğitim, denetim ve gerekli tedbirlerin alınmasını kapsar.
İşveren, çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlamak için mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgilendirme verilmesi ile gerekli her türlü tedbirin alınmasından sorumludur. Bu yükümlülük, işin ve işyerinin niteliğine göre genişler.
İşveren, işyerindeki riskleri belirlemek ve önlemek amacıyla risk değerlendirmesi yapmak veya yaptırmakla yükümlüdür. Belirlenen risklere göre koruyucu ve önleyici tedbirler alınır, sürekli güncellenir.
Çalışanlara iş sağlığı ve güvenliği konusunda eğitim verilmesi, sağlık gözetiminin sağlanması ve gerekli kişisel koruyucu donanımların temini işverenin yükümlülüğündedir. Bu tedbirlerin maliyeti çalışana yansıtılamaz.
İşverenin yükümlülüklerini yerine getirmemesi sonucu meydana gelen iş kazası ve meslek hastalıklarında işveren; maddi-manevi tazminat ve rücu yönünden sorumlu olabilir. Sorumluluğun kapsamı kusur ve tedbir eksikliğine göre değerlendirilir.
İş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin ihlali hem idari yaptırım hem de tazminat sorumluluğu doğurur. Hem işçi hem işveren açısından sürecin iş hukuku avukatı desteğiyle yürütülmesi önemlidir.
Ciddi ve yakın tehlike ile karşı karşıya kalan çalışan, iş sağlığı ve güvenliği kuruluna, kurul bulunmayan işyerlerinde ise işverene başvurarak durumun tespit edilmesini ve gerekli tedbirlerin alınmasını isteyebilir (6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m.13). Talep üzerine karar verilinceye kadar çalışan çalışmaktan kaçınabilir. Gerekli tedbir alınmazsa iş sözleşmesinin türüne bakılmaksızın haklı nedenle fesih hakkı doğar. Kaçınılan süre boyunca çalışanın ücreti ile sözleşmeden doğan diğer hakları saklı kalır. Talep üzerine kurul ya da işveren, durumu değerlendirerek karar vermek ve sonucu çalışana yazılı biçimde bildirmekle yükümlüdür.
Bu hak, keyfi biçimde işi bırakma yetkisi vermez; tehlikenin ciddi, yakın ve önlenemez nitelikte olması aranır. Talebin yazılı olarak yapılması ve tespit sürecinin belgelenmesi ispat bakımından önemlidir. Ciddi ve yakın tehlikenin önlenemez olduğu durumlarda çalışanlar işyerini terk ederek güvenli yere gidebilir ve bu davranışları nedeniyle haklarında olumsuz işlem yapılamaz. Çalışanların da kendi yükümlülükleri bulunur; verilen eğitimlere katılmak ve koruyucu donanımı usulüne uygun kullanmak bunların başında gelir (m.19). İşveren, çalışanın bu hakkı kullanması nedeniyle iş sözleşmesini feshedemez; aksine davranış feshin geçersizliği sonucunu doğurabilir.
İşyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği denetimi yetkili teftiş birimlerince yapılır. İşyerindeki bina ve eklentilerde, çalışma yöntem ve şekillerinde ya da iş ekipmanlarında çalışanlar için hayati tehlike oluşturan bir husus tespit edilirse, bu tehlike giderilinceye kadar işin bir bölümünde veya tamamında işin durdurulmasına karar verilebilir (6331 sayılı Kanun m.25). Çok tehlikeli sınıfta yer alan ve mevzuatın aradığı belgeleri bulunmayan işyerleri bakımından da aynı yaptırım gündeme gelebilir. Durdurma kararı, tespit edilen eksikliklerin giderildiğinin belgelenmesi üzerine kaldırılır ve işyeri denetim sonucuna göre yeniden faaliyete geçirilir.
İşin durdurulması kararına karşı yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir; itiraz, kararın uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. Durdurma süresince çalışanların ücretleri ödenmeye devam eder veya çalışanlara uygun başka bir iş verilir. Yükümlülüklere aykırılık hâlinde ayrıca idari para cezası uygulanır; cezalar her bir aykırılık ve gerektiğinde her çalışan bakımından ayrı ayrı değerlendirilir (m.26). İdari yaptırımın uygulanmış olması, aynı olaydan doğan tazminat sorumluluğunu ve ceza soruşturmasını ortadan kaldırmaz. Ayrıca ölümlü ya da ağır yaralanmalı olaylarda taksirle öldürme veya yaralama suçları bakımından ayrı bir ceza soruşturması yürütülür.
6331 sayılı Kanun uyarınca işveren; mesleki riskleri önlemek, eğitim ve bilgilendirme sağlamak ve gerekli her türlü tedbiri almakla yükümlüdür. Bu yükümlülük işin ve işyerinin niteliğine göre genişler ve süreklilik taşır.
Evet. İşveren, işyerindeki riskleri belirleyip önlemek amacıyla risk değerlendirmesi yapmak veya yaptırmakla yükümlüdür. Belirlenen risklere göre koruyucu ve önleyici tedbirler alınır ve bunlar sürekli güncellenir.
Yükümlülüklerin yerine getirilmemesi sonucu meydana gelen iş kazası ve meslek hastalıklarında işveren, kusuru oranında maddi-manevi tazminat ve rücudan sorumlu olabilir. Eğitim ve koruyucu donanım maliyeti çalışana yansıtılamaz.
İş kazası, iş sağlığı-güvenliği ve işçilik alacakları konularında hukuki destek için bize ulaşın.