HMK m. 389'a göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
İhtiyati tedbir, dava sonunda elde edilecek hükmün anlamsız kalmasını önleyen geçici hukuki korumadır: dava konusunun devrinin önlenmesi, tapu kaydına tedbir şerhi, eşyanın yediemine teslimi ve bir işlemin yapılmasının yasaklanması tipik örneklerdir.
Tedbir, uyuşmazlık konusu hakkında verilir; para alacaklarının güvence altına alınması ise kural olarak ihtiyati haczin konusudur. İki kurumun karıştırılması, taleplerin reddine yol açan en yaygın hatadır.
Tedbir yargılaması, esas hakkındaki uyuşmazlığı çözmez; amaç yalnızca mevcut durumu dava sonuna kadar korumaktır.
Kanun iki hâl öngörür: mevcut durumdaki değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkânsızlaşması tehlikesi; yahut gecikme sebebiyle sakınca veya ciddi zarar doğması endişesi.
Talep eden, davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmelidir; kesin ispat aranmaz, ancak soyut iddia da yetmez.
Endişenin somut olgulara dayandırılması gerekir: devir hazırlıkları, ilan kayıtları ve tanık beyanları gibi göstergeler dilekçede belgeleriyle ortaya konmalıdır.
Tedbir, dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeden; dava açıldıktan sonra ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden istenir.
Talep dilekçesinde tedbire esas hak ve tedbirin türü açıkça belirtilir; mahkeme, karşı taraf dinlenmeden de karar verebilir. Haksız çıkma ihtimaline karşı kural olarak teminat alınır.
Çekişmesiz yargı işlerinde de niteliğine uygun düştüğü ölçüde tedbir kararı verilebilir.
Dava açılmadan önce verilen tedbirde, talep eden kanuni süre içinde esas hakkında davasını açmak zorundadır; aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar.
Tedbir kararı, dava sürecinde koşullar değiştikçe kaldırılabilir veya değiştirilebilir; teminat karşılığında tedbirin kaldırılması da istenebilir.
Tedbir, nihai hükümle birlikte kural olarak sona erer; hükümle birlikte tedbirin akıbeti kararda gösterilir.
Yokluğunda tedbir verilen taraf, karara itiraz edebilir; itiraz üzerine verilen kararlara karşı ise HMK m. 341 uyarınca istinaf yolu açıktır.
Tedbir taleplerinin reddi kararları ile yüze karşı verilen tedbir kararları da istinaf edilebilir; bu, geçici korumada etkili bir denetim mekanizması kurar.
Tapulu taşınmaz uyuşmazlıklarında devir ve temliki önleyen tedbir şerhi; şirket uyuşmazlıklarında genel kurul kararının icrasının durdurulması; eser ve marka ihlallerinde üretim ve satışın durdurulması pratikte en sık istenen tedbirlerdir.
Tedbirin ölçülü olması gerekir: hakkın korunmasını sağlayan en hafif tedbir seçilmelidir; ticari hayatı tamamen durduran orantısız talepler reddedilir.
Tedbire rağmen işlem yapılması, tedbirin ihlali sonuçlarını doğurur; ihlal, ayrı yaptırımlara tabidir.
Hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkânsızlaşacağı veya gecikmeden ciddi zarar doğacağı endişesi varsa; haklılığın yaklaşık ispatı gerekir.
Kural olarak hayır; para alacaklarının güvencesi ihtiyati hacizdir. Tedbir, uyuşmazlık konusu şey hakkında verilir.
Evet; dava öncesinde görevli ve yetkili mahkemeden istenebilir, ancak süresinde esas dava açılmazsa tedbir kalkar.
Yokluğunda karar verilen taraf itiraz edebilir; itiraz üzerine verilen karara ve ret kararlarına karşı istinaf yolu açıktır.
Kural olarak teminat alınır; haksız çıkma hâlinde karşı tarafın zararını karşılamaya yarar. Mahkeme, durumun gereğine göre teminattan muafiyet tanıyabilir.
Dilekçeler, süreler ve kanun yolları konusunda destek için bize ulaşın.