HMK m. 95'e göre elde olmayan sebeplerle, kanunda belirtilen veya hâkimin kesin olarak belirlediği süre içinde bir işlemi yapamayan kimse eski hâle getirme talebinde bulunabilir; talep, engelin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde yapılmalıdır.
Usul hukukunda süreler kural olarak kesindir; kaçırılan süre hak kaybı doğurur. Eski hâle getirme, bu katılığın güvenlik supabıdır: elde olmayan bir sebeple süresinde yapılamayan işlem, koşulları varsa sonradan yapılabilir hâle gelir.
Kurum; cevap süresi, istinaf ve temyiz süreleri ile hâkimin verdiği kesin süreler dahil, kanunda belirtilen veya hâkimce belirlenen tüm kesin süreler bakımından uygulanabilir.
Kurumun amacı, adil yargılanma hakkı ile usul ekonomisi arasında denge kurmaktır: süre disiplini korunurken, kusursuz tarafın telafisi imkânsız kayıplara uğraması önlenir.
Süresinde yapılamayan işlemle ulaşılmak istenen sonuca, eski hâle getirme dışında başka bir hukuki yoldan ulaşılabiliyorsa talepte bulunulamaz.
Örneğin usulsüz tebligat varsa, öğrenme tarihine dayalı itiraz yolu açıkken eski hâle getirme istenemez; önce tebligatın usulsüzlüğü ileri sürülmelidir.
Bu ön koşul, kurumun istisnai niteliğinin sonucudur: eski hâle getirme, diğer usul araçlarının yerine geçen genel bir telafi yolu değildir.
Talebin kabulü için engelin, tarafın kusurundan kaynaklanmaması gerekir: ağır hastalık, kaza, doğal afet ve iradesi dışındaki benzer olaylar tipik örneklerdir.
Vekilin veya tarafın ihmalinden doğan gecikmeler kural olarak korunmaz; büro içi aksaklıklar ve takip hataları elde olmayan sebep sayılmaz.
Engelin ağırlığı, süreyi kaçırmayı gerçekten açıklayacak nitelikte olmalıdır; kısa süreli ve işlem yapmaya engel oluşturmayan rahatsızlıklar yeterli görülmez.
Vekille takip edilen işlerde vekilin kusuru da tarafa yüklenir; bu nedenle mazeretin vekil yönünden de kusursuz olması aranır.
Eski hâle getirme, işlemin süresinde yapılamamasına sebep olan engelin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde talep edilmelidir.
İlk derece ve istinaf yargılamalarında en geç nihai karar verilinceye kadar talepte bulunmak mümkündür; nihai karar bir tarafın yokluğunda verilmişse, tahkikatta kaçırılan süreler için karardan sonra da talep edilebilir.
İki haftalık süre hak düşürücüdür; engelin ne zaman kalktığı, taleple birlikte belgelenmelidir.
Talep, süresinde yapılamayan işlemin ait olduğu mahkemeye yöneltilir; dilekçede engel oluşturan olay ve kusursuzluk, belgeleriyle ortaya konur ve yapılamayan işlem de aynı anda yapılır.
Talep kabul edilirse işlem süresinde yapılmış sayılır ve yargılama kaldığı yerden devam eder; ret hâlinde, kaçırılan sürenin sonuçları kesinleşir.
Talep, yargılamayı kendiliğinden durdurmaz; mahkeme gerekirse işlemleri talep sonuçlanana kadar bekletebilir.
Uygulamada eski hâle getirme en çok kaçırılan istinaf ve temyiz süreleri için gündeme gelir; talep, kanun yolu dilekçesiyle birlikte kanun yolu merciine sunulur.
Ağır hastalıkta rapor, kazada resmi tutanak, afette kurum yazıları delil olarak eklenmelidir; engelin başlangıcı ve bitişi tarihleriyle gösterilmelidir.
Talep, karşı tarafça itiraza açıktır; giderler, kural olarak eski hâle getirme isteyen tarafa yükletilir.
Engelin ortadan kalkmasından itibaren iki haftadır.
Ağır hastalık, kaza, doğal afet gibi tarafın kusurundan kaynaklanmayan ve iradesi dışında gelişen olaylar; ihmal ve takip hataları sayılmaz.
Elde olmayan sebep varsa evet; talep, istinaf dilekçesiyle birlikte verilmeli ve engel belgelenmelidir.
Hayır; aynı sonuca başka hukuki yoldan ulaşılabiliyorsa (örneğin usulsüz tebligat itirazı) eski hâle getirme talep edilemez.
Süresinde yapılamayan işlem yapılmış sayılır ve yargılama kaldığı yerden devam eder.
Dilekçeler, süreler ve kanun yolları konusunda destek için bize ulaşın.